AB liderleri 12 Şubat 2026 tarihinde Alden Biesen Kalesi’nde rekabetçilik odaklı gayriresmî zirve (Informal EU leaders’ retreat) kapsamında bir araya geldi. Liderlerin gerçekleştirdiği çalışma oturumlarına Mario Draghi ile Enrico Letta da katıldı. Draghi ile küresel ekonomideki yeni dengeler ve rekabet gücü üzerine odaklanılırken, Letta ile değişen dünyada Tek Pazar’ın nasıl daha verimli kullanılacağı tartışıldı. AB liderleri, AB’nin rekabet gücünü ve stratejik özerkliğini güçlendirmek için bir dizi öncelik alanı üzerinde uzlaştı. Gelecek mart ayında gerçekleştirilecek AB Konseyinde ise bu öncelikler üzerine tartışılmaya devam edilecek. Dolayısıyla, Avrupa Komisyonunun “tek Avrupa, Tek Pazar (one Europe, one market)” temalı bir yol haritası sunması bekleniyor.

Zirvedeki Temel Konular: Tek Pazar, Ekonomik Bağımsızlık ve Rekabetçilik

Liderler Tek Pazar’ın derinleştirilmesi, ekonomik bağlılıkların azaltılması ve rekabetçiliğin güçlendirilmesi konularına odaklandı. AB’nin basitleştirme ajandası üzerine yoğunlaşma konusunda da fikir birliğine varıldı. Liderler, 2026-2027 döneminde şirketlerin bürokrasiyi azaltarak büyümesini sağlayacak ortak bir kurallar bütünü (28’inci rejim) aracılığıyla, mevcut Tek Pazar’ı “tek Avrupa için Tek Pazar” vizyonuna dönüştürme kararı aldı.

Ayrıca zirvede, stratejik sektörlerde şirket birleşmelerine olanak tanıyarak yatırımı ve inovasyonu artırma, sosyal sözleşme ile birleşme kurallarını gözetme ve tasarruf birliği ile AB bütçesi aracılığıyla finansmanı harekete geçirme konularında anlaşmaya varıldı. Enerji konusunda ise enerji dönüşümünün stratejik özerklik ve düşük fiyatlar için en iyi uzun dönem stratejisi olduğu ve pragmatik çözümlerin gerektiği vurgulandı.

Stratejik sanayi sektörleri bağlamında ise Avrupa’nın stratejik bağımlılıklarını çeşitlendirme yoluyla azaltmayı hedefleyen liderler; savunma, uzay ve yapay zekâ gibi kritik sektörleri güçlendirmek için analizler ışığında seçilmiş alanlarda “Avrupa tercihi (European preference)” ilkesini uygulama konusunda mutabık kaldı. Liderler, Avrupa’nın ticarete açık olduğu konusunda anlaşmaya vararak, kıtanın ortak çıkarı doğrultusunda çeşitlendirme odaklı pragmatik bir ticaret politikasını ve Komisyonun bu alandaki çalışmalarını destekleyeceklerini de teyit etti.

Değerlendirme

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, birlik göstergesi olarak kaleye beraber geldi. Ancak zirve sonrası verilen basın demeçlerinde ufak da olsa fikir farklılarının var olduğu yorumları yapıldı. Macron, Avrupa tercihinin belirli sektörlerde olması gerektiğini, aksi durumda Avrupalıların kenarda kalacağını vurguladı. Bu sektörler arasında temiz teknolojiler, kimyasallar, demir, otomotiv ve savunma yer alıyor. Diğer yandan Merz, “Made in Europe” kurallarının dar kalabileceğini onun yerine ticari ortakları da dâhil eden “Made with Europe (Avrupa ile birlikte üretilmiş)” fikrinin daha yerinde olabileceğini ifade etti. Merz, Macron’a kıyasla daha yoğun bir deregülasyon gündemini ve ticaret anlaşmalarını öne çıkarmayı tercih etti.

Zirvenin en önemli vurgularından biri de Draghi’nin AB liderlerine yaptığı reformların daha hızlı ilerleyebilmesi için üye ülkelerin küçük gruplar olarak hareket etmesinin yolunu açacak “güçlendirilmiş iş birliği” seçeneği çağrısı oldu. Bu mekanizma en son geçtiğimiz aralık ayında Ukrayna’ya 90 milyar avroluk kredi verilmesi için Macaristan, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti’nin katılımı olmadan uygulanmıştı.

AB liderlerinin mevcut ajandasının bir süre daha Tek Pazar’ın güçlendirilmesi, ekonomik bağlılıkların azaltılması ve rekabetçiliğin sağlamlaştırılması üzerinde duracağı görülüyor. Nitekim Komisyon Başkanı Von der leyen de yaptığı açıklamada, AB’nin odağını net bir şekilde belirtti: sadeleştirme, Tek Pazar, düşük enerji fiyatları, yapay zekâ odaklı dönüşüm ve güçlü ticaret.

Deniz Bal, İKV Uzman Yardımcısı