<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>TÜRDER</title>
	<atom:link href="https://www.turder.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.turder.org</link>
	<description>Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Derneği</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Aug 2026 21:43:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Yağ ve şekerin patronu ŞMS Kopuz Gıda Pazarlama ve Sanayi Ticaret A.Ş. sahibi Şemsi Kopuz, Süleymancılara yönelik operasyondan çıktı</title>
		<link>https://www.turder.org/yag-ve-sekerin-patronu-sms-kopuz-gida-pazarlama-ve-sanayi-ticaret-a-s-sahibi-semsi-kopuz-suleymancilara-yonelik-operasyondan-cikti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 21:43:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12559</guid>

					<description><![CDATA[Toygun ATİLLA Bu isim benim için diğerlerinden biraz farklıydı. Çünkü şirketin patronunu gıda sektörünü takip eden herkes tanıyor: Şemsi Kopuz. Kopuz uzun yıllar Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun başkanlığını yaptı. Şekerli Mamul Sanayicileri Derneği’nin de başkanıydı. Yani yalnızca gıda hammaddesi satan bir tüccar değildi. Türkiye’de gıda sanayisinin sorunları konuşulduğunda masanın öbür tarafında oturan, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Toygun ATİLLA </strong></p>
<p>Bu isim benim için diğerlerinden biraz farklıydı. Çünkü şirketin patronunu gıda sektörünü takip eden herkes tanıyor:</p>
<p>Şemsi Kopuz.</p>
<p>Kopuz uzun yıllar Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu’nun başkanlığını yaptı. Şekerli Mamul Sanayicileri Derneği’nin de başkanıydı.</p>
<p>Yani yalnızca gıda hammaddesi satan bir tüccar değildi. Türkiye’de gıda sanayisinin sorunları konuşulduğunda masanın öbür tarafında oturan, sektör adına açıklamalar yapan, şeker politikasından hammadde fiyatlarına kadar Ankara’ya sektörün taleplerini anlatan isimlerden biriydi.</p>
<p>Bugün ise şirketinin adı Süleymancılar yapılanmasına yönelik soruşturmanın şirketler listesinde. Ben de Şemsi Kopuz dosyasını açtım.</p>
<p><strong>ÖNCE ŞEKER</strong></p>
<p>Şemsi Kopuz’un geçmiş açıklamalarını tararken karşıma ilginç bir devamlılık çıktı.</p>
<p>Şeker.</p>
<p>2013 yılına gittim.</p>
<p>Kopuz o tarihte Şekerli Mamul Sanayicileri Derneği Başkanı olarak nişasta bazlı şeker tartışmalarının tam ortasındaydı.</p>
<p>NBŞ’nin içerisindeki glikoz ve fruktozun sağlık açısından hedef gösterilmesine itiraz ediyor, bu tartışmaların ticari rekabetten kaynaklandığını savunuyordu.</p>
<p>2017’ye geldim.</p>
<p>Bu kez mesele kotaydı. Kopuz, Türkiye’deki şeker kota sisteminin gözden geçirilmesini, hatta kota uygulamasının sonlandırılmasını istiyordu.</p>
<p>Gerekçesi de açıktı. Şekerli mamul sanayisinin en önemli girdilerinden biri glikoz ve fruktozdu ve sektör hammadde tedarikinde sıkıntı yaşıyordu.</p>
<p>Aradan yıllar geçti.</p>
<p>Şeker ve glikoz yine karşıma çıktı ama bu kez bir sektör toplantısında değil.</p>
<p>Bir telefon görüşmesinde.</p>
<p>“<strong>BU DOSYANIN ŞEKER TARAFINA BAK”</strong></p>
<p>İlk Süleymancılar yazımın ardından gıda sektörünü çok uzun yıllardır bilen bir isim beni aradı.</p>
<p>ŞMS Kopuz’un adını görünce özellikle konuşmak istedi</p>
<p>Bana ilk söylediği şey şuydu: “Bu şirketin şeker ve glikoz tarafına bak.”</p>
<p>Sonra oldukça ağır iddialar sıraladı.</p>
<p>Kaynağımın iddiasına göre ŞMS Kopuz yıllarca bazı üreticilerden kota dışında kaldığını ileri sürdüğü glikozu faturasız olarak satın aldı. Daha sonra piyasadan temin edilen başka faturalar kullanılarak bu ürünün sanayi kuruluşlarına satıldığını ileri sürdü.</p>
<p>Hatta bunun 10-15 yıllık dönemde çok büyük bir kayıt dışı ticaret ve vergi kaybı yarattığını iddia etti.</p>
<p>Rakamlar da söyledi.</p>
<p>O rakamları buraya yazmıyorum. Çünkü iddia ile belge arasındaki çizginin kaybolmasını istemiyorum.</p>
<p><strong>NEYİ DOĞRULADIM?</strong></p>
<p>Kaynağımın anlattıklarından sonra Şemsi Kopuz’un geçmişine ve şirketin faaliyetlerine baktım.</p>
<p>Şeker ve glikoz, Şemsi Kopuz’un yabancı olduğu alanlar değil. Tam tersine yıllardır içerisinde bulunduğu sektörün temel hammaddeleri.</p>
<p>ŞMS Kopuz’un ürün portföyünde de glikoz, fruktoz, şeker ve çeşitli endüstriyel gıda hammaddeleri bulunuyor.</p>
<p>Şemsi Kopuz’un yıllarca şeker kotası konusunda kamuoyuna açıklamalar yaptığını da doğruladım. Hatta 2017’de açıkça kota sisteminin kaldırılmasını savunmuş.</p>
<p>Ama başka bir şeyi doğrulayamadım.</p>
<p>ŞMS Kopuz’un faturasız veya kota dışı glikoz satın aldığı iddiasını doğrulayacak bağımsız bir belgeye ulaşamadım.</p>
<p>Bu nedenle bu iddiayı bir gerçek olarak değil, sektörden önemli bir kaynağın iddiası olarak yazıyorum.</p>
<p><strong>SONRA YAĞA GEÇTİK</strong></p>
<p>Kaynağımın anlattığı ikinci alan ise yağdı. Burada hikâye daha da ilginçleşiyor.</p>
<p>Çünkü ŞMS Kopuz bugün Türkiye’nin endüstriyel yağ ticaretinde önemli oyunculardan biri.</p>
<p>Üstelik arkasında dünya çapında Bunge var.</p>
<p>Mayıs ayında, yani daha üç ay önce, Bunge ile ŞMS Kopuz İstanbul’da büyük bir toplantı düzenledi.</p>
<p>ŞMS Kopuz, Bunge’nin Türkiye’deki “uzun soluklu distribütörü ve stratejik iş ortağı” olarak tanımlandı.</p>
<p>İki şirketin son üç yılda Türkiye pazarına 20’den fazla özel yağ çözümü sunduğu ve 70’in üzerinde aktif müşteriye ulaştığı açıklandı. Masada yine Şemsi Kopuz vardı. Yanında oğlu ve şirketin CEO’su Burak Kopuz.</p>
<p>Hedeflerini de açıkladılar: “Türkiye’nin 3,4 milyar dolarlık atıştırmalık ve şekerli mamul ihracatını 2030’lu yıllarda 10 milyar dolara taşımak”</p>
<p>Üç ay sonra aynı şirketin adı şimdi Süleymancılar soruşturmasının şirketler listesinde.</p>
<p><strong>DAHİLDE İŞLEME İDDİASI</strong></p>
<p>Kaynağım yağ tarafında daha teknik bir mekanizma anlattı.</p>
<p>Burada konu Dahilde İşleme Rejimi.</p>
<p>Türkiye’deki ihracatçı üreticiler belirli koşullarda üretimde kullanacakları hammaddeleri gümrük vergisi ödemeden ithal edebiliyorlar.</p>
<p>Kaynağımın iddiasına göre ise ŞMS Kopuz yıllar boyunca bazı üretici şirketlerin Dahilde İşleme İzin Belgelerindeki ithalat imkanlarından bedel karşılığı yararlanarak vergisiz yağ ithalatı yaptı.</p>
<p>İddiası bunun binlerce tona ulaştığı yönünde.</p>
<p>Bunu da araştırdım.</p>
<p>ŞMS Kopuz’un endüstriyel yağ ticaretindeki güçlü konumunu doğruladım. Bunge bağlantısını doğruladım.</p>
<p>Yağın şirketin temel faaliyet alanlarından biri olduğunu doğruladım.</p>
<p>Ancak kaynağımın anlattığı şekilde başka şirketlerin Dahilde İşleme İzin Belgelerinin usulsüz biçimde kullanıldığına ilişkin bir belgeye şu aşamada ulaşamadım.</p>
<p>Bu nedenle bunu da kesin bilgi olarak yazmıyorum.</p>
<p><strong>FAKAT ŞİMDİ YENİ BİR DURUM VAR</strong></p>
<p>Normal şartlarda sektör içerisindeki bu tür iddialar yıllarca konuşulur.</p>
<p>Birileri anlatır.</p>
<p>Diğerleri dinler.</p>
<p>Sonra unutulur gider.</p>
<p>Fakat bugün durum farklı.</p>
<p>ŞMS Kopuz artık bir sektör dedikodusunun değil, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen büyük bir mali soruşturmanın şirketler listesinde.</p>
<p>Üstelik soruşturmadaki suçlamalar arasında Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, kamu kurumlarının zararına dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması da bulunuyor.</p>
<p>Bu durum elbette benim kaynağımın anlattığı glikoz ve yağ iddialarının doğru olduğunu göstermez.</p>
<p>İkisini birbirine yapıştırmak gazetecilik olmaz.</p>
<p>Ancak artık savcılığın cevaplayabileceği son derece somut sorularımız var.</p>
<p>ŞİM<strong>Dİ BELGELERE BAKMA ZAMANI</strong></p>
<p>Öncelikle ŞMS Kopuz’un son 10-15 yıllık Dahilde İşleme İzin Belgeleri ve bu belgeler kapsamında gerçekleştirdiği ithalatlar incelenmeli.</p>
<p>Şirketin kendi belgelerinin yanı sıra ticari ilişki içerisinde bulunduğu üreticilerin DİİB’leri üzerinden yapılan işlemlere bakılmalı.</p>
<p>Hangi şirket ne kadar yağ ithal etti?</p>
<p>Bu yağ hangi üretimde kullanıldı?</p>
<p>İhracat taahhütleri kapatıldı mı?</p>
<p>Belge sahibi ile ithalatı finanse eden ve ürünü fiilen kullanan şirket aynı mıydı?</p>
<p>Aynı şekilde glikoz tarafında da üreticiden son kullanıcıya kadar fatura zincirinin çıkarılması gerekiyor.</p>
<p>Çünkü kaynağımın anlattığı mekanizma doğruysa, bunu ortaya çıkaracak şey söylenti değil:</p>
<p>Fatura.</p>
<p>Banka hareketi.</p>
<p>Gümrük beyannamesi.</p>
<p>Dahilde İşleme İzin Belgesi.</p>
<p>Vergi kaydı.</p>
<p>Yani iz bırakması gereken belgeler.</p>
<p><strong>KISIKLI’DAN ÜMRANİYE’YE</strong></p>
<p>Şirketin adresi konusunda da ilginç bir ayrıntıyla karşılaştım.</p>
<p>Eski ticari kayıtlarda ŞMS Kopuz’un adresi Kısıklı Mahallesi, Gurbet Sokak’taki Rumeli Plaza olarak görülüyor</p>
<p>Bugün şirketin kendi internet sitesinde ise merkez adresi Yamanevler Mahallesi, Ümraniye olarak veriliyor.</p>
<p>Kısıklı adresini özellikle not ettim.</p>
<p>Çünkü Süleymancılar yapılanmasının tarihsel merkezlerinden birini araştırırken de karşıma Kısıklı çıkmıştı</p>
<p>Ancak burada da aynı çizgiyi koruyorum.</p>
<p>Bir şirketin geçmişte Kısıklı’da bulunması tek başına cemaat bağlantısının kanıtı değildir.Bugünkü soruşturmada şirketin neden listeye girdiğini ortaya koyacak olan savcılığın mali tespitleridir.</p>
<p><strong>ŞEKER, YAĞ VE PARA</strong></p>
<p>Şemsi Kopuz’un hikâyesini ilginç yapan aslında tam olarak bu. Bir tarafta yıllarca Türkiye’nin gıda sektörünü temsil etmiş bir isim.</p>
<p>Şeker kotasının kaldırılmasını isteyen bir sektör başkanı. Diğer tarafta glikozdan endüstriyel yağa uzanan büyük bir hammadde ticareti.</p>
<p>Dünya devi Bunge ile kurulmuş uluslararası bir tedarik ağı.</p>
<p>Bugün ise Süleymancılar soruşturmasının şirket listesine giren ŞMS Kopuz. Kaynağımın bana anlattığı iddiaların doğru olup olmadığını bugün söyleyemem.</p>
<p>Söylemeyeceğim de.</p>
<p>Ama artık sorulması gereken soruları biliyorum.</p>
<p>Bundan sonra yapılması gereken iş, paranın izini sürmek.</p>
<p><strong>patronlardunyasi.com</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yükseköğretim Kurulu &#8220;öğrenci affı&#8221;nın usul ve esaslarını belirledi</title>
		<link>https://www.turder.org/yuksekogretim-kurulu-ogrenci-affinin-usul-ve-esaslarini-belirledi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 21:41:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12556</guid>

					<description><![CDATA[YÖK&#8217;ten yapılan açıklamaya göre, 9 Ağustos&#8217;ta Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu&#8217;na eklenen Geçici 85&#8217;inci madde kapsamında, üniversitelerle ilişiği kesilenler ve bir yükseköğretim programını kazandığı halde kayıt yaptıramayanlara yeniden yükseköğretime dönme imkanı tanındı. Düzenlemeden yararlanmak isteyenler, 9 Aralık&#8217;a kadar ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvurabilecek. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>YÖK&#8217;ten yapılan açıklamaya göre, 9 Ağustos&#8217;ta Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu&#8217;na eklenen Geçici 85&#8217;inci madde kapsamında, üniversitelerle ilişiği kesilenler ve bir yükseköğretim programını kazandığı halde kayıt yaptıramayanlara yeniden yükseköğretime dönme imkanı tanındı.</p>
<p>Düzenlemeden yararlanmak isteyenler, 9 Aralık&#8217;a kadar ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvurabilecek. Başvuruları kabul edilen öğrenciler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.</p>
<h2>9 Aralık&#8217;a kadar başvuramayanlara belirli koşullarda ek imkan tanındı</h2>
<p>Düzenleme hazırlık sınıfı dahil olmak üzere intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü programlardan ilişiği kesilen öğrencileri kapsıyor. Bir yükseköğretim programını kazanmasına rağmen kayıt yaptırmayanlar da belirlenen süre içinde başvurmaları halinde düzenlemeden yararlanabilecek.</p>
<p>Mücbir sebepler nedeniyle 9 Aralık&#8217;a kadar başvuramayanlara da belirli koşullarda ek imkan tanındı. Bu kişiler mücbir sebebin ortadan kalkmasından itibaren 1 ay içinde başvurabilecek.</p>
<p>Sağlık nedeniyle süresi içinde başvuru yapamayanların ise buna ilişkin heyet raporunu, 9 Aralık mesai bitimine kadar ibraz etmeleri gerekecek.</p>
<p>Terör suçları ile kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti gibi düzenlemede sayılan suçlardan mahkum olanlar öğrenci affından yararlanamayacak.</p>
<p>Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler veya kayıt sırasında sahte belge verenler ile mevzuatta belirtilen diğer istisnalar da kapsam dışında tutulacak.</p>
<p>Hukuken geçerli olmayan yollarla kayıt yaptırdığı gerekçesiyle üniversiteyle ilişiği kesilenler de düzenlemeden yararlanamayacak.</p>
<h2>Kapatılan programlardaki öğrenciler için düzenleme yapıldı</h2>
<p>Kapatılan ikinci öğretim programlarında dönemi veya sınıfı bulunmayan öğrenciler, ilgili programın birinci öğretiminde eğitimlerine devam edebilecek.</p>
<p>Programı sonradan kapatılan ve geçmişte yerleştirildikleri halde kayıt yaptırmayan öğrenciler ise kayıt yılındaki taban puanı sağlamaları şartıyla üniversitelerinin yetkili kurullarınca eşdeğer programlara intibak ettirilebilecek.</p>
<p>Öte yandan, çift anadal öğrencilerine ilişkin durumlar da ayrıca düzenlendi. Anadal programından ilişiği kesildiği için çift anadal kaydı sona erenler ile anadal programından mezun olduktan sonra çift anadal programıyla ilişiği kesilenler yeniden başvuru yapabilecek.</p>
<p>Düzenlemeden yararlanarak üniversitesine dönen ve kayıt yılındaki merkezi yerleştirme puanı gerekli şartları sağlayan öğrenciler, eşdeğer veya farklı diploma programlarına yatay geçiş için başvurabilecek.</p>
<p>Örgün programlara bu kapsamda yapılacak yatay geçiş işlemleri 2026-2027 eğitim öğretim döneminde yapılacak.</p>
<p>Düzenleme kapsamında yeniden öğrenci statüsü kazananlara Anadolu, Ankara, Atatürk ve İstanbul üniversitelerinin eşdeğer açıköğretim programlarına yatay geçiş imkanı da tanındı.</p>
<h2>Geçmiş yıllar için öğrenim ücreti alınmayacak</h2>
<p>Öğrencilerin daha önce başarıyla tamamladıkları derslerin intibakı ve eğitime devam koşulları üniversitelerin ilgili kurulları tarafından belirlenecek.</p>
<p>Düzenlemeyle geri dönen öğrencilerin azami öğrenim süreleri ise yeniden kayıt yaptırdıkları tarihten itibaren başlayacak.</p>
<p>2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden öğrenime başlayacak öğrencilerden kayıt tarihinden önceki yıllara ilişkin herhangi bir katkı payı veya öğrenim ücreti alınmayacak.</p>
<p>Öğrenciler için varsa 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin katkı payı ve öğrenim ücreti hükümleri uygulanacak.</p>
<h2>&#8220;Affı gençlerin geleceklerini yeniden kurma imkanı olarak görüyoruz&#8221;</h2>
<p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminin merkezinde öğrencilerin ve onların geleceğinin olduğunu belirterek, &#8220;Çeşitli sebeplerle yükseköğrenimine devam edemeyen gençlerimizin eğitim hayatına yeniden dönebilmelerini, yarım kalan hayallerini tamamlayabilmelerini son derece kıymetli buluyoruz.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Özvar, &#8220;Yeni düzenlemeyle, kanunda belirtilen şartları taşıyan öğrencilerimize üniversitelerine dönmeleri için yeni bir imkan sağlandı. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden itibaren 4 ay içinde öğrenim hakkını kaybeden veya kaydı silinen öğrencilerimiz de bu haktan yararlanabilecek. Böylece uygulama sürecinde yeni mağduriyetlerin ortaya çıkmasının önüne geçilmiş olacak.&#8221; değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>YÖK olarak üniversitelerle birlikte sürecin açık, anlaşılır ve öğrenci odaklı yürütülmesini sağlayacaklarını vurgulayan Özvar, öğrencilerin başvuru ve intibak süreçlerinde karşılaşabilecekleri tereddütleri gidermek ve uygulamada birlik sağlamak amacıyla usul ve esasları belirlediklerini kaydetti.</p>
<p>Özvar, &#8220;Bizim için her öğrencinin emeği, birikimi ve geleceği değerlidir. Üniversitelerimizin kapısını yeniden açtığımız öğrencilerimizin eğitimlerini tamamlayarak ülkemizin üretimine, kalkınmasına ve geleceğine katkı sunmalarını arzu ediyoruz. Bu düzenlemeyi yalnızca bir af değil gençlerimize geleceklerini yeniden kurma imkanı olarak görüyoruz.&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p>Aftan yararlanmak isteyen öğrencilerin 9 Aralık&#8217;a kadar kayıt hakkı kazandıkları veya ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumlarına başvurmaları gerekiyor. Düzenlemeye ilişkin usul ve esaslara YÖK&#8217;ün resmi internet sitesinden erişilebilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD&#8217;den Türk zeytinyağına darbe: En büyük pazarda dengeler değişiyor</title>
		<link>https://www.turder.org/abdden-turk-zeytinyagina-darbe-en-buyuk-pazarda-dengeler-degisiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 21:39:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12553</guid>

					<description><![CDATA[🫒ABD&#8217;den Türk zeytinyağına darbe: En büyük pazarda dengeler değişiyor 🔹ABD&#8217;nin yeni tarifesiyle Türk zeytinyağına yüzde 12,5 gümrük vergisi uygulanırken, Avrupa Birliği ürünlerinde ise oran yüzde 10&#8217;da kaldı. 🔹Sektör şimdi zeytinyağı ihracatının yüzde 28&#8217;inin yapıldığı ABD… pic.twitter.com/jHrnSl43Em — Dünya Gazetesi (@dunyagazetesii) August 11, 2026]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🫒ABD&#8217;den Türk zeytinyağına darbe: En büyük pazarda dengeler değişiyor</p>
<p>🔹ABD&#8217;nin yeni tarifesiyle Türk zeytinyağına yüzde 12,5 gümrük vergisi uygulanırken, Avrupa Birliği ürünlerinde ise oran yüzde 10&#8217;da kaldı.</p>
<p>🔹Sektör şimdi zeytinyağı ihracatının yüzde 28&#8217;inin yapıldığı ABD… <a href="https://t.co/jHrnSl43Em">pic.twitter.com/jHrnSl43Em</a></p>
<p>— Dünya Gazetesi (@dunyagazetesii) <a href="https://x.com/dunyagazetesii/status/2087162123629809816?ref_src=twsrc%5Etfw">August 11, 2026</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB&#8217;de streç filmden ketçap paketine birçok ürün yasaklanıyor</title>
		<link>https://www.turder.org/abde-strec-filmden-ketcap-paketine-bircok-urun-yasaklaniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:24:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12549</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa Birliğinde (AB) kişi başına yıllık ortalama 177,8 kilo ambalaj atığı oluşuyor. Şimdi bu miktarı azaltmak amacıyla bugünden (12 Ağustos) itibaren yeni düzenlemeler yürürlüğe giriyor. Yeni kurallar, ambalajlarda kullanılan kimyasallara yönelik kısıtlamalardan, 2030 yılında yürürlüğe girecek tek kullanımlık plastik yasaklarına kadar geniş bir yelpazede yer alıyor. DW Türkçe&#8217;nin derlediği habere göre yeni ambalaj kurallarının ilk bölümü bugün yürürlüğe giriyor. Gıda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Avrupa Birliğinde (AB) kişi başına yıllık ortalama 177,8 kilo ambalaj atığı oluşuyor. Şimdi bu miktarı azaltmak amacıyla bugünden (12 Ağustos) itibaren yeni düzenlemeler yürürlüğe giriyor.</p>
<p>Yeni kurallar, ambalajlarda kullanılan kimyasallara yönelik kısıtlamalardan, 2030 yılında yürürlüğe girecek tek kullanımlık plastik yasaklarına kadar geniş bir yelpazede yer alıyor.</p>
<p>DW Türkçe&#8217;nin derlediği habere göre yeni ambalaj kurallarının ilk bölümü bugün yürürlüğe giriyor. Gıda ambalajlarında PFAS kullanımına yönelik yasaklar başlayacak. &#8220;Sonsuz kimyasallar&#8221; olarak bilinen PFAS, ambalaj yüzeyinin yağ, su ve leke geçirmesini önlemek amacıyla eklenen sentetik ve doğada kaybolmayan bir madde.</p>
<p>Buna göre günlük yaşamda sırayla şu değişiklikler meydana gelecek:</p>
<p>12 Şubat 2027&#8217;de kafe ve restoranlar, müşterilerine kendi kahve kupalarını veya yemek kaplarını getirme seçeneği sunmak zorunda olacak.</p>
<p>12 Şubat 2028&#8217;de zincir restoran ve kafe işletmeleri tek kullanımlık yerine yeniden kullanılabilir bardaklar sunmakla yükümlü hâle gelecek.</p>
<p>12 Şubat 2029&#8217;da polistiren köpükten üretilen fast food ve paket servis kapları yasaklanacak. Ayrıca havalimanlarında valizlerin streç filmle sarılması uygulaması sona erecek.</p>
<p>2030&#8217;da ise planlanan yasakların önemli bölümü yürürlüğe girmiş olacak. Hafif plastik poşetler, taze meyve-sebze ambalajlarında kullanılan bazı plastik ürünler ve restoranlarda yerinde tüketimde kullanılan tüm tek kullanımlık plastik ambalajlar yasaklanacak.</p>
<p>Ayrıca en az yüzde 70 oranında geri dönüştürülebilir olmayan ambalajların satışına da izin verilmeyecek.</p>
<p>AB&#8217;nin nihai hedefi, ambalaj atıklarını 2040 yılı itibarıyla 2018 seviyelerine kıyasla en az yüzde 15 azaltmak.</p>
<p>Avrupa İstatistik Dairesi (Eurostat) verilerine göre ambalaj atıkları 2021 yılına kadar sürekli artış gösterirken, sonraki iki yılda düşüş kaydetti. Ancak daha güncel veriler henüz yayınlanmış değil.</p>
<p>Gıda ambalajlarında 12 Ağustos Çarşamba gününden itibaren PFAS olarak bilinen &#8220;sonsuz kimyasallar&#8221;ın kullanımı yasaklanıyor. Su ve yağa karşı dayanıklılık sağladıkları için birçok tek kullanımlık ambalajda kullanılan PFAS&#8217;ın kanser riskini artırabileceği ve doğurganlığa zarar verebileceği belirtiliyor.</p>
<p>Sağlığa zararlı Bisfenol A (BPA) kullanımı daha önce yasaklanmıştı. Ancak meyve, sebze ve balık konservelerinin raf ömrünü uzatan bazı kaplamalar için tanınan istisna Temmuz 2028&#8217;e kadar devam edecek.</p>
<p>2030&#8217;dan itibaren kasalarda verilen hafif plastik poşetler yasaklanacak. Taze meyve ve sebzeler için kullanılan plastik ağlar, poşetler ve kutular da aynı kapsamda olacak.</p>
<p>Ayrıca birden fazla içecek kutusu veya şişesinin plastik filmle bir arada tutulmasına izin verilmeyecek. Ancak taşıma zorunluluğu bulunan durumlarda istisna uygulanabilecek.</p>
<p>Kâğıt veya diğer malzemelerden üretilen ambalajlar ise kullanılmaya devam edilebilecek.</p>
<p>Kafe, restoran ve oteller de tek kullanımlık plastik kullanımını aşamalı olarak bırakacak.</p>
<p>Kaplamalı kâğıt bardak ve kutular kullanılmaya devam edebilecek olsa da AB, yeniden kullanılabilir alternatifleri teşvik etmeyi hedefliyor. Bu kapsamda, 12 Şubat 2027&#8217;den itibaren tüm kafe ve restoranlar müşterilerine kendi kahve kupalarını veya yemek kaplarını getirme seçeneği sunmak zorunda olacak.</p>
<p>Bir yıl sonra zincir restoranlar ve gastronomi işletmeleri yeniden kullanılabilir bardaklar sunmakla yükümlü hâle gelecek. Küçük ölçekli kafe ve restoranlar bu zorunluluktan muaf tutulacak.</p>
<p>12 Şubat 2029&#8217;dan itibaren, fast food ve paket servislerde kullanılan polistiren köpükten üretilmiş plastik kaplar yasaklanacak. Sipariş edilen yiyeceklerin sıcak kalmasını sağlayan beyaz köpük kutular bu kapsamda yer alıyor.</p>
<p>2030 yılında ise restoran içinde veya açık alanlarda tüketilen yiyecek ve içeceklerde tüm tek kullanımlık plastik ambalajlar yasaklanacak. Masalarda bulunan tek kullanımlık şeker, tuz, ketçap ve mayonez paketleri de kaldırılacak. Ancak paket servis siparişlerinde bu ürünlerin kullanımına izin verilecek. Küçük işletmeler için bazı muafiyetlerin uygulanması öngörülüyor.</p>
<p>Otellerde kullanılan küçük plastik şampuan ve sabun ambalajları da yasak kapsamına alınacak.</p>
<p>AB üyesi tüm ülkelerin, Almanya&#8217;da uzun süredir uygulanan sisteme benzer şekilde, tek kullanımlık plastik şişe ve içecek kutuları için depozito sistemi kurması gerekecek.</p>
<p>2030&#8217;dan itibaren yüzde 70&#8217;ten daha düşük oranda geri dönüştürülebilen ambalajların satışına izin verilmeyecek.</p>
<p>Plastik şişeler bu kriteri karşılamakta zorlanmazken, farklı malzeme ve moleküllerden oluşan yoğurt kapları gibi ambalajların geri dönüşümü daha karmaşık kabul ediliyor.</p>
<p>Bu nedenle sektör temsilcileri, Avrupa Komisyonu&#8217;nun &#8220;kimyasal geri dönüşüm&#8221; yöntemini de resmi bir geri dönüşüm yöntemi olarak tanımasını talep ediyor.</p>
<p>Bu yöntemde plastikler yüksek sıcaklıklarda moleküllerine ayrıştırılıyor. Ancak süreç yüksek <a title="enerji" href="https://www.ekonomim.com/sektorler/enerji" target="_blank" rel="noopener">enerji</a> tüketimi gerektiriyor ve zaman zaman kanserojen olabilecek zararlı maddeler ortaya çıkarabiliyor.</p>
<p>Çevre örgütleri ise yöntemi &#8220;göstermelik bir çözüm&#8221; olarak eleştiriyor.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin perakende devi uçuşa geçti</title>
		<link>https://www.turder.org/turkiyenin-perakende-devi-ucusa-gecti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12545</guid>

					<description><![CDATA[Sabancı Holding ve Carrefour Grubu’nun hisselerini A101’in de sahibi olan Aydın Grup’a devretmesiyle CarrefourSA’da yeni dönem başladı. Yasal onayların ardından gerçekleşen devir sonrası hisselerde yaşanan sert yükseliş, şirketi borsa rekoruna taşıdı. CarrefourSA’nın yüzde 89,28’lik çoğunluk hissesi, gerekli yasal izinlerin tamamlanmasının ardından 31 Temmuz’da Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık AŞ’ye devredilmişti. Satışın ardından şirketin hisselerinde dikkat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<article data-url="/turkiye-nin-perakende-devi-ucusa-gecti-p346656" data-title="Türkiye'nin perakende devi uçuşa geçti"><!-- Google "favori kaynak" CTA -->Sabancı Holding ve Carrefour Grubu’nun hisselerini A101’in de sahibi olan Aydın Grup’a devretmesiyle CarrefourSA’da yeni dönem başladı. Yasal onayların ardından gerçekleşen devir sonrası hisselerde yaşanan sert yükseliş, şirketi borsa rekoruna taşıdı.</p>
<div class="row">
<div class="col-lg-12 mx-auto position-relative">
<div class="article-body " data-adv="False" data-author="False">
<p>CarrefourSA’nın yüzde 89,28’lik çoğunluk hissesi, gerekli yasal izinlerin tamamlanmasının ardından 31 Temmuz’da Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık AŞ’ye devredilmişti. Satışın ardından şirketin hisselerinde dikkat çeken yükseliş yaşanırken, yeni ortak tarafından CarrefourSA’ya yaklaşık 15,9 milyar TL’lik sermaye avansı sağlandı.</p>
<p><strong>CARREFOURSA HİSSESİ KISA SÜREDE YÜZDE 54 ARTTI</strong></p>
<p>Gıda Bülteni&#8217;nin haberine göre, devir işleminin tamamlandığı 31 Temmuz’da CarrefourSA hisseleri Borsa İstanbul’da 181,40 TL’den günü kapattı. Hissede 5 Ağustos’tan itibaren yükseliş hız kazanırken, 12 Ağustos’ta CRFSA yüzde 9,92 değer kazanarak 279,75 TL’ye ulaştı ve tavan fiyattan işlem gördü.</p>
<p>Böylece 31 Temmuz’daki kapanış fiyatından 12 Ağustos’taki seviyeye kadar hissede yaklaşık yüzde 54,2’lik artış gerçekleşti.</p>
<p><strong>CARREFOURSA’DA YENİ DÖNEM</strong></p>
<p>CarrefourSA’daki ortaklık değişimi, Carrefour Grubu ve Sabancı Holding’in şirketteki paylarının Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık AŞ’ye devredilmesiyle tamamlandı. Rekabet Kurumu dahil gerekli onayların alınmasının ardından 31 Temmuz itibarıyla şirketin yüzde 89,28’lik çoğunluk hissesi Yeni Mağazacılık’a geçti.</p>
<p>Böylece A101’in de sahibi olan Aydın Grup, CarrefourSA’nın kontrolünü resmen devralmış oldu.</p>
</div>
</div>
</div>
</article>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanayideki daralma limanları vurdu!</title>
		<link>https://www.turder.org/sanayideki-daralma-limanlari-vurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 20:22:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12542</guid>

					<description><![CDATA[Sanayide kullanılan hammadde ve ara malı gruplarındaki düşüş dikkat çekti. TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, büyümenin kalıcı hale gelmesi için dış ticaret yüklerinin artması gerektiğini vurguladı. Sanayideki yavaşlama, li­manlardaki yük trafiğinde de belirginleşmeye başla­dı. Temmuz ayında limanlarda toplam yük elleçleme yüzde 1,3 gerileyerek düşüş eğilimine gi­rerken, asıl dikkat çekici hareket ithalat yükünde yaşandı. İlk ya­rıda yatay [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Sanayide kullanılan hammadde ve ara malı gruplarındaki düşüş dikkat çekti. TÜRKLİM Başkanı Hamdi Erçelik, büyümenin kalıcı hale gelmesi için dış ticaret yüklerinin artması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Sanayideki yavaşlama, li­manlardaki yük trafiğinde de belirginleşmeye başla­dı. Temmuz ayında limanlarda toplam yük elleçleme yüzde 1,3 gerileyerek düşüş eğilimine gi­rerken, asıl dikkat çekici hareket ithalat yükünde yaşandı.</p>
<p>İlk ya­rıda yatay seyreden ithalat yü­kü, temmuz ayında yüzde 10,5 azaldı.</p>
<p>Dünya Gazetesi&#8217;nden Aysel Yücel&#8217;in haberine göre ihracat yükü de geçen ay yüzde 2,5 geriledi. İthalatta­ki belirgin yavaşlamada sanayi­deki üretim kaybı etkili olurken, özellikle sanayi üretiminde kul­lanılan hammadde ve ara malı niteliğindeki yüklerdeki gerile­me dikkat çekti.</p>
<p>Temmuz ayında limanlarda el­leçlenen toplam yük geçen yı­lın aynı dönemine göre yüzde 1,3 düşerek 47 milyon tona gerile­di.</p>
<p>İlk yarıda yatay seyreden it­halat yükü ise temmuz ayında yıllık bazda yüzde 10,5 azalarak 26,7 milyon ton olarak gerçek­leşti.</p>
<p>Limanlarda elleçlenen top­lam ihracat yükü de geçen ay 2025’in aynı ayına göre yüzde 2,5 geriledi. Ocak-Temmuz 2026 döneminde ise limanlarda işlem gören toplam yük hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,1 artarak 326 milyon tona ulaş­tı.</p>
<p>Sanayideki gelişmelerin li­manlar için önemine vurgu yapan Liman İşletmeci­leri Derneği (TÜRK­LİM) Başkanı Hamdi Erçelik, “İlk 7 ayda liman­larda elleçlenen toplam yükün geçen yılın aynı dönemine gö­re yüzde 1,1 artması sevindirici. Ancak bu büyümenin kalıcı hale gelmesi ve yıl sonu sonuçlarına güçlü şekilde yansımasının ka­botaj ve transit yüklerdeki artı­şın dış ticaret yükleriyle destek­lenmesine bağlı” dedi.</p>
<p>Erçelik, “İlk 7 ayda ihracatın yüzde 6 ge­rilemesi, ithalatın ise yatay sey­retmesi düşündürücü. Sanayi­ciyi destekleyecek ekonomik ve ticari adımlar kritik önem ta­şıyor. Bu adımlar hem ihracatta hem de ihracatın hammaddesi niteliğindeki ithal ürünlerde hacim yaratacak&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Katı mineral yakıtlar yüzde 14,5 geriledi</strong></p>
<p>Yük gruplarındaki değişim de sanayi tarafındaki zayıf­lamaya ilişkin önemli ipuç­ları veriyor. İlk yedi ayda en fazla elleçlenen grup, 98,33 milyon tonla makineler, taşı­ma teçhizatı, aksam ve çeşitli parçaları ile konteynerler ol­du. Bu grupta yüzde 1,7 artış kaydedildi.</p>
<p>Petrol ve ürünle­ri ise yüzde 1,9 artışla 94,20 milyon tona ulaştı. Buna kar­şın katı mineral yakıtlar yüz­de 14,5 gerileyerek 27,40 mil­yon tondan 23,43 milyon to­na düştü.</p>
<p>Böylece bu grupta yaklaşık 3,97 milyon tonluk kayıp yaşandı. Metal ürün­lerinde yüzde 4,3 düşüşle 998,7 bin ton, kimyasallarda yüzde 3,3 düşüşle 314,3 bin ton kayıp gerçekleşti.</p>
<p>Liman başkanlıkları bazın­da da sanayi ağırlıklı bölge­lerdeki zayıflama öne çıktı. İlk yedi ayda Aliağa Liman Başkanlığı 50,46 milyon ton yük elleçleyerek ilk sırada yer aldı ancak yıllık yüzde 3,8 geriledi.</p>
<p>Aliağa’da yaklaşık 2 milyon tonluk kayıp oluştu. Kocaeli ise 49,31 milyon ton yük elleçledi ve yüzde 1,2 ge­riledi. İskenderun 42,36 mil­yon tonla üçüncü sırada yer alırken değişim gösterme­di.</p>
<p>Ceyhan yüzde 8,9 artışla 31,58 milyon tona yükseldi. Tekirdağ yüzde 5,1 düşüşle 27,44 milyon tona geriledi.</p>
<p><strong>Değerde artış, tonajda düşüş var</strong></p>
<p>TÜRKLİM Danışmanı Prof. Dr. Soner Esmer, Aliağa ve Kocaeli gibi ağır sanayi li­manlarındaki gerilemeye dikkat çekerek, “Aliağa ve Ko­caeli gibi ağır sanayi limanla­rında da yükte azalma olması sanayideki yavaşlamaya işa­ret ediyor” dedi.</p>
<p>Dış ticaret tarafında ise miktar ile değer arasındaki ayrışmaya dikkat çeken Esmer, &#8220;Ocak-Temmuz döneminde Türkiye’nin dış ti­caret hacmi yüzde 4,1 artarak 383,71 milyar dolara ulaştı.</p>
<p>İt­halat yüzde 4,7 artışla 222,11 milyar dolar olurken, ihracat yüzde 3,4 artarak 161,60 mil­yar dolar oldu. Limanlarda it­halat tonajının neredeyse hiç artmaması, sanayideki talep ve üretim görünümü açısından önemli bir sinyal oluşturuyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Ro-Ro taşımacılığı sert düşüşte</strong></p>
<p>Liman trafiğinin bir diğer önemli kalemi Ro-Ro’da da düşüş sürdü. İlk yedi ayda TIR, çekici ve treyler elleçlemesi yüzde 3,1 azalarak 415 bin adede geriledi. Otomobil taşımalarında ise düşüş çok daha belirgin oldu. Otomobil Ro-Ro’su yüzde 17,8 gerileyerek 1,07 milyon adede indi. Buna karşın kruvaziyer yolcu sayısı yüzde 1,1 artarak 1,07 milyon kişiye ulaştı.</p>
<p><strong>Konteynerde kayıp hızlandı</strong></p>
<p>Konteyner trafiğinde de tem­muz ayında yıllık bazda yüz­de 1,8’lik düşüş yaşandı. İlk yedi ayda ise toplam kontey­ner elleçlemesi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,8 artarak 8,26 milyon TEU oldu.</p>
<p>Konteyner ihracatın­da dolu konteynerler yüzde 3,5 azalarak 2,24 milyon TEU olurken, ihracat boş kontey­nerleri yüzde 16,9 artarak 742 bin TEU seviyesine çıktı.</p>
<p>İthalat dolu konteynerleri yüzde 1,7 artışla 1,88 milyon TEU, ithalat boş konteyner­leri ise yüzde 2,1 düşüşle 1,18 milyon TEU oldu. Toplam boş konteyner miktarı yüzde 3,1 artarak 2,14 milyon TEU’ya yükseldi.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akılalmaz 2.8 milyarlık &#8216;bot&#8217; vurgunu!</title>
		<link>https://www.turder.org/akilalmaz-2-8-milyarlik-bot-vurgunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 23:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12539</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine &#8216;bot&#8217; olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla erişerek randevuları toplu biçimde aldıkları, bu şekilde vatandaşların söz konusu sistemlerden randevu almasını sistematik olarak güçleştirdikleri ve belirli sürelerde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine &#8216;bot&#8217; olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla erişerek randevuları toplu biçimde aldıkları, bu şekilde vatandaşların söz konusu sistemlerden randevu almasını sistematik olarak güçleştirdikleri ve belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi vererek yazılım, danışmanlık ve hizmet bedeli adı altında para tahsil ettikleri tespit edildi.</p>
<p><strong>HİZMET SUNULMAYINCA ÜCRET İADESİ DE YAPILMADI</strong></p>
<p>Sabah&#8217;tan Sema Demir&#8217;in haberine göre soruşturma kapsamında şüphelilerce taahhüt edilen hizmetin sunulmaması halinde ücret iadelerini gerçekleştirmedikleri, başvuru sahiplerine ait kişisel verileri otomatik yazılımlara aktardıkları ve bu faaliyetlerden elde edildiği değerlendirilen gelirleri çeşitli kişi ve şirket hesapları üzerinden aktardıkları öne sürüldü.</p>
<p><strong>2 MİLYAR 841 MİLYON PARA HAREKETİ: TAHSİLATI ŞİRKET HESAPLARI YERİNE ŞAHSİ HESAPLARA TOPLAMIŞLAR</strong></p>
<p>Soruşturma çerçevesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan mali analizlerde, Ocak 2024 &#8211; Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu farklı şirket yapılanmalarına ait hesaplarda toplam 2 milyar 841 milyon 220 bin 35 lira brüt para hareketi bulunduğu, 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918,4 milyon lira tahsil edildiği, tahsilatın önemli bir bölümünün şirket hesapları yerine şirket ortakları ve çalışanlarına ait şahsi hesaplarda toplandığı, şirketlerin farklı vize markaları altında faaliyet yürüttüğü ve hesaplarda yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu, ayrıca bazı mağdur şahıslardan 500 bin liraya varan para hareketlerinin bulunduğu belirlendi.</p>
<p><strong>49 ŞÜPHELİYE OPERASYON</strong></p>
<p>Soruşturma kapsamında tespit edilen 49 şüpheliye yönelik İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir&#8217;de toplam 63 adreste eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>
<p><strong>FİRMAYA AİT YAZILIMLA GARANTİ VERİP ÖN ÖDEME TALEP ETTİKLERİ ORTAYA ÇIKTI</strong></p>
<p>Yapılan araştırmalarda, şüpheliler tarafından vize işlemleri çerçevesinde şirket hesabına 17 bin lira gönderilirken, bir şüphelinin şahsi hesabına işlem açıklaması açıkça &#8216;vize bedeli&#8217; olacak şekilde 500 bin lira aktarıldığı, şahsın hesabında benzer açıklamalar taşıyan çok sayıda para hareketi bulunduğu, şirket adına kullanılan hat üzerinden aracı kurum sistemi üzerinde kurulduğu ve tamamen firmaya ait olduğu belirtilen yazılım sayesinde 15 gün içerisinde vize randevusu oluşturulacağı ve olası ret halinde yüzde 100 garanti sağlanacağı vaat edilerek yazılım, randevu ve diğer hizmet bedelleri adı altında avro üzerinden ücret ve ön ödeme talep edildiği kaydedildi.</p>
<p><strong>BİR MÜŞTERİYİ 15 GÜNLÜK GARANTİ VERİP 2 BUÇUK AY BEKLETMİŞLER</strong></p>
<p>Ayrıca, sürecin başlatılması için başvuru sahiplerinden pasaportlarının ön yüzüne ait görüntülerin istendiği ve bu verilerin &#8216;Vize Randevu Yönetim Sistemi&#8217; başlıklı panele kaydedileceğinin açıkça bildirildiği belirlenirken, anılan panelde ad-soyad, doğum tarihi, pasaport numarası ve şehir bilgilerini içeren toplam 201 başvuru kaydının bulunduğu, buna karşılık başka bir müşteriyle yapılan yazışmada 15 günlük randevu garantisinin yaklaşık 2 buçuk ay geçmesine rağmen yerine getirilmediği, bu haliyle vize randevusu temin etme ve firmaya özgü yazılım kullanma söylemiyle müşteri temin edildiği, somut işlem örneğinde görüldüğü üzere tahsilatın çok büyük bölümünün şirket hesabı yerine şüphelinin hesabına yönlendirildiği ve taahhüt edilen hizmetin süresinde sunulmadığı tespit edildi.</p>
<p><strong>&#8220;GÖREVE KABUL EDİLİRSEM 21 AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKESİNDE İSTEDİĞİMİZ ZAMAN VİZE ALABİLİRİZ&#8221;</strong></p>
<p>Soruşturma kapsamında ayrıca, VFS Global İnsan Kaynakları ile şüpheli Bünyamin Ç.&#8217;nin bizzat başvurduğu iDATA alanındaki ağ ve sistem tecrübesi gerektiren müdür yardımcılığı pozisyonu için görüştüğü, şüphelinin aynı gün diğer şüpheli Gaye Ç. ile yaptığı görüşmede göreve kabul edilmesi halinde &#8216;Fransa, Hollanda, bütün yirmi bir Avrupa Birliği ülkesinde istediğimiz zaman vize alabiliriz&#8217; şeklinde beyanda bulunduğu, sonrasında Serdar Y. ile yaptığı görüşmede ise Y.&#8217;nin kendisine referans olarak gösterilmesi amacıyla boş bir telefon hattı alınmasını ve gerçek aidiyeti gizlenen bu hat üzerinden referans verilmesini planladıkları, şüphelinin gerçek bağlantılarını gizlemeye yönelik referans kurgusu oluşturarak &#8216;VFS/iDATA&#8217; bünyesinde ağ ve sistem yetkisi sağlayan bir göreve kabul edilmek ve bu suretle elde edeceği kurum içi erişime sızarak vize temininde kullanmak yönündeki amacını ve bu amaçla gerçekleştirdiği hazırlık hareketlerini ortaya koyan kuvvetli deliller olduğu kaydedildi.</p>
<p>49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirilirken, adreslerde yapılan aramalarda dijital materyaller ile belgelere el konuldu. Bu materyal ve belgeler üzerindeki incelemelerin sürdüğü bildirildi.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rekabet Kurumu Sabancı Ailesi’nin şirketi Pegasus’un Çek Hava Yolları ve Smartwings’in satın alması için onay verdi</title>
		<link>https://www.turder.org/rekabet-kurumu-sabanci-ailesinin-sirketi-pegasusun-cek-hava-yollari-ve-smartwingsin-satin-almasi-icin-onay-verdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 23:32:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12536</guid>

					<description><![CDATA[Kerim ÜLKER Geçtiğimiz yılın son günlerinde, Türk havacılık tarihinin en önemli satın almalarından biri için ilk adım atıldı. Sabancı ailesinin yönettiği Pegasus Hava Yolları, tarihindeki en büyük şirket alımını yaptı ve Çekya merkezli Çek Hava Yolları ile iştiraki Smartwings&#8217;i satın almak üzere anlaşma imzaladı. İşte o anlaşma tamamlandı ve resmi onayları aldı. Rekabet Kurumu, satın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Kerim ÜLKER</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yılın son günlerinde, Türk havacılık tarihinin en önemli satın almalarından biri için ilk adım atıldı. Sabancı ailesinin yönettiği Pegasus Hava Yolları, tarihindeki en büyük şirket alımını yaptı ve Çekya merkezli Çek Hava Yolları ile iştiraki Smartwings&#8217;i satın almak üzere anlaşma imzaladı. İşte o anlaşma tamamlandı ve resmi onayları aldı. Rekabet Kurumu, satın almayla ilgili vizeleri verdi ve Pegasus Hava Yolları, Çek Hava Yolları (Ceske Aerolinie),  Smartwings ve ona bağlı ortaklıklarında tek kontrolün sahibi oldu.</p>
<p><strong>SATIŞI HOLLANDA’DAKİ ŞİRKETİ YAPTI</strong></p>
<p>Türk şirket satın almayı ise Hollanda’da kurulu bulunan iştiraki Pegasus Europe B.V. aracılığıyla yaptı. Satın almayla birlikte 47 uçaktan oluşan Çek Hava Yolları ve Smartwings tamamen Türk şirket oldu. Pegasus ve iştiraklerine ait toplam filo da yaklaşık 130’a ulaştı.</p>
<p>Geçtiğimiz yılın son günlerinde satışla ilgili konuşan Çek Hava Yolları hissedarı ve Smartwings kurucu ortağı Jiri Simane de Smartwings ile Çek Hava Yolları&#8217;nı, sınırlı finansal kaynakla devletten destek almadan kurduklarını ve şu an bulundukları noktaya getirmiş olmaktan gurur duyduklarını aktarmıştı. Simane, şöyle konuşmuştu:</p>
<p><strong>“Pegasus Hava Yolları&#8217;nın Çek Hava Yolları ve Smartwings için ideal bir hissedar olduğuna ve bunun misafirlerimize daha fazla avantaj, gelişmiş bağlantılar ve seyahat olanağı sunacağına inanıyoruz. Tüm çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza ve misafirlerimize sadakatleri, güvenleri ve katkıları için teşekkür ederiz. Çek Hava Yolları ve Smartwings&#8217;in Pegasus çatısı altında büyümeye devam etmesini görmekten mutluluk duyacağız.”</strong></p>
<p><strong>160’TAN FAZLA DESTİASYONA UÇUYOR</strong></p>
<p>Dünyanın farklı coğrafyalarında 160’tan fazla destinasyona uçuş yapan Pegasus Airlines CEO’su Güliz Öztürk ise <strong>“Artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Türkiye&#8217;de havacılık sektörünü &#8216;Biz başlatmadık ama biz değiştirdik.&#8217; Şimdi büyüme yolculuğumuzun bir sonraki aşamasına geçmeye hazırız. Çek Hava Yolları ve Smartwings ile ortak bir vizyon oluştu. İki farklı marka, Smartwings ve Pegasus olarak kanatlarımızı dünyaya açmaya devam edeceğiz” </strong>demişti.</p>
<p><strong>patronlardunyasi.com</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dev beton firmasına ayıplı mal suçlaması!</title>
		<link>https://www.turder.org/dev-beton-firmasina-ayipli-mal-suclamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 23:31:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12532</guid>

					<description><![CDATA[6 Şubat depreminde bin 237 kişinin hayatını kaybettiği, 6 bin 444 kişinin yaralandığı Malatya’da birçok TOKİ inşaatı, hastane, okul gibi kamu kurumlarına beton tedarik eden Acemoğulları Beton, ayıplı mal satma iddiasıyla suçlanıyor. Keleşoğlu Group Yapı tarafından dile getirilen iddia savcılık incelemesinde. Birgün gazetesinden Ebru Çelik&#8217;in haberine göre beton, Malatya’da yüklenici firma olan Keleşoğlu Group Yapı’nın Yeşilyurt [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>6 Şubat depreminde bin 237 kişinin hayatını kaybettiği, 6 bin 444 kişinin yaralandığı Malatya’da birçok TOKİ inşaatı, hastane, okul gibi kamu kurumlarına beton tedarik eden Acemoğulları Beton, ayıplı mal satma iddiasıyla suçlanıyor.</p>
<p>Keleşoğlu Group Yapı tarafından dile getirilen iddia savcılık incelemesinde.</p>
<p>Birgün gazetesinden Ebru Çelik&#8217;in haberine göre beton, Malatya’da yüklenici firma olan Keleşoğlu Group Yapı’nın Yeşilyurt ilçesi Karakavak Mahallesi’nde bulunan inşaatına uygunsuz beton satma iddiasıyla gündeme geldi.</p>
<p>Acemoğulları Beton’nun, Keleşoğlu’nun inşaatına sattığı betonun Yeşilyurt Belediyesi’nin karot incelemesinde standart dışı çıkması ve mukavemet testlerini geçememesi gerekçesiyle Çevre Şehircilik Müdürlüğü inşaatı mühürleyerek ilgili kat için yıkım kararı verdi.</p>
<p>Yüklenici firma olan Keleşoğlu Group Yapı olayla ilgili adli süreç başlatırken açılan soruşturmada savcılığın karot örneği almasının üzerinden 27 gün geçmesine rağmen incelemeden bir sonuç çıkmadı.</p>
<p><strong>KAROT TARTIŞMASI</strong></p>
<p>Yüklenici firma Keleşoğlu, İnönü Üniversitesi’ne yaptırdığı karot incelemesinde alınan 6 karot örneğinin ortalama değeri 27,2, en düşük değeri ise 22 ile “uygunsuz” çıktı.</p>
<p>Acemoğulları Beton’un Malatya Beton Çelik Yapı Laboratuvar LTD. Şirketi’ne yaptırdığı karot incelemesinde alınan beton numunelerin değerlerinde ise 37,71 ile “uygundur” sonucuna ulaşıldı. Yeşilyurt Belediyesi ise aldığı iki karot örneğini uygunsuz bularak inşaata yıkım kararı verdi.</p>
<p><strong>DENETİM YAPILMALI</strong></p>
<p>TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Malatya temsilciliğinden Eser Alan, 6 Şubat depremini gören Malatya’da bu gibi iddiaların dahi gündeme gelmesini “skandal” olarak yorumladı. Alan, olayı şu şekilde değerlendirdi:</p>
<p>“Belgeler arasında da çelişkiler olduğu için kanıta dayalı olayı değerlendirmemiz gerekiyor. Testlerin bağımsız kuruluşlar tarafından yapılması gerekirse şehir dışından ekiplerin yapması gerekebilir. Savcılık da bilirkişi heyeti tayin edip bunu ivedilikle açıklığa kavuşturması gerekiyor. Sonuç olarak büyük bir deprem görmüş bir şehirde bu şekilde iddiaların olması bile başlı başına facia. Denetimlerin ivedilikle yapılması şart! Dileriz iddia edildiği gibi beton firmasının üretip sattığı diğer betonların bu şekilde şaibe ile anılmayacak şekilde sağlam ve güvenilir olduğudur. Savcılığın 27 gün önce aldığı karot numunelerinin şimdiye kadar sonuçlarının çıkması gerekirdi.”</p>
<p><strong>İDDİAMDA KARARLIYIM</strong></p>
<p>Yüklenici firmanın sahibi Bahadır Keleşoğlu, Acemoğulları Beton hakkında nitelikli dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunduğunu belirterek yıkımı yapılan binada daire sattığını ve inşaatın kusurlu çıkmasından dolayı birçok işçinin de bu şekilde mağdur olduğunu söyledi. Keleşoğlu, BirGün’e şu şekilde açıklama yaptı:</p>
<p>“Acemoğulları firması itiraz ederek, yalan yanlış raporlar düzenleyerek zamana oynuyor. Benim binama ayıplı mal sattılarsa diğer tüm yapılara da satmış olabilirler. Aynı firma TOKİ konutlarına da beton tedarik etti. Savcılık devrede ama ağır işliyor. 27 gündür karotumuz kırılmadı, kırılmını bekliyoruz. İddiamda kararlıyım, bu davanın peşini bırakmayacağım.”</p>
<p><strong>KARALAMA KAMPANYASI</strong></p>
<p>Acemoğulları Beton’nun Yönetim Kurulu Başkanı Miraç Acemoğlu, yaşanan olayın müteahhit firmanın ekonomik sorunlar yaşadığı ve bu nedenle karalama kampanyası yürüttüğünü iddia etti.</p>
<p>Acemoğlu, “Biz 40 yıllık bir firmayız. Bu dönemde üç beş tane betonu kötü çıkaracak kadar aciz bir firma değiliz. Zaten biz de gerekli olan mahkememizi, her şeyimizi açtık. Bize bu karalamayı yapan işte haber kanalları ve haber sitelerine dava açtık.</p>
<p>Herhangi mahkeme kararı, bilirkişi olmadan böyle uyduruktan bir raporla, karalamaya çalışıyorlar. Zaten biz Malatya’da 40 yıldır hizmet veriyoruz. Bugün de vermeye devam ediyoruz” dedi.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vize randevularını yazılımlarla ele geçiren 49 şüpheli hakkında işlem</title>
		<link>https://www.turder.org/vize-randevularini-yazilimlarla-ele-geciren-49-supheli-hakkinda-islem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 23:29:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12528</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk kuvvetlerinin suç ve suçlularla mücadele kapsamında çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca koordine edilen soruşturma kapsamında, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine &#8220;bot&#8221; olarak adlandırılan yazılımlarla erişerek randevuları toplu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk kuvvetlerinin suç ve suçlularla mücadele kapsamında çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.</p>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca koordine edilen soruşturma kapsamında, vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine &#8220;bot&#8221; olarak adlandırılan yazılımlarla erişerek randevuları toplu şekilde aldığı iddiaları araştırıldı.</p>
<h2>Vatandaşlardan yüksek tutarlarda ücret alındı</h2>
<p>Soruşturma kapsamında, belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi karşılığında vatandaşlardan &#8220;yazılım&#8221;, &#8220;danışmanlık&#8221; ve &#8220;hizmet bedeli&#8221; adı altında yüksek miktarlarda para tahsil edildiği belirlendi.</p>
<p>Taahhüt edilen hizmetlerin yerine getirilmediği durumlarda ücret iadelerinin yapılmadığı ve başvuru sahiplerine ait kişisel verilerin özel dijital sistemlere aktarıldığı yönünde de bulgular elde edildi.</p>
<h2>2,8 milyar liralık para hareketi tespit edildi</h2>
<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemelerde, Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarının hesaplarında 2 milyar 841 milyon TL&#8217;yi aşan para hareketi tespit edildi.</p>
<p>İncelemelerde ayrıca 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon TL tahsil edildiği belirlendi. Tahsilatların önemli bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği, hesaplarda yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketlerinin bulunduğu kaydedildi.</p>
<h2>6 ilde eş zamanlı operasyon</h2>
<p>Soruşturma kapsamında bugün İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir&#8217;de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>
<p>Operasyonlarda 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirilirken, aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve belgeler üzerindeki incelemelerin sürdüğü bildirildi.</p>
<p>Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, Cumhuriyet savcıları, jandarma personeli ve Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili birimleri ile operasyonda görev alan kamu görevlilerine teşekkür etti.</p>
<p>Gürlek, vatandaşların yetkili kurumların sunduğu hizmetlere erişimini engelleyerek haksız kazanç elde etmeye çalışan yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
