<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>TÜRDER</title>
	<atom:link href="https://www.turder.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.turder.org</link>
	<description>Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Derneği</description>
	<lastBuildDate>Thu, 24 Sep 2026 10:54:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Şirketler için değişim zamanı: Yapay zekâ rekabetin kurallarını değiştiriyor</title>
		<link>https://www.turder.org/sirketler-icin-degisim-zamani-yapay-zeka-rekabetin-kurallarini-degistiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12809</guid>

					<description><![CDATA[Çalışma hayatında yalnızca teknolojinin değil, çalışan profilinin de hızla değişmesi şirketlerin yönetim modellerini yeniden şekillendirmeye başladı. Y ve Z kuşaklarının ardından 2010&#8217;lu yılların başından 2024 yılına kadar doğanları tanımlayan “Alfa” kuşağının da çalışma hayatına katılacak olması, geleneksel yapıların geleceğini tartışmaya açıyor. Manşet TV’de yayınlanan Gündem Ekonomi programında değerlendirmelerde bulunan İstanbul Arel Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Çalışma hayatında yalnızca teknolojinin değil, çalışan profilinin de hızla değişmesi şirketlerin yönetim modellerini yeniden şekillendirmeye başladı. Y ve Z kuşaklarının ardından 2010&#8217;lu yılların başından 2024 yılına kadar doğanları tanımlayan “Alfa” kuşağının da çalışma hayatına katılacak olması, geleneksel yapıların geleceğini tartışmaya açıyor.</p>
<p>Manşet TV’de yayınlanan Gündem Ekonomi programında değerlendirmelerde bulunan İstanbul Arel Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü ve IV. Örgütlerin Yönetimi Uluslararası Kongresi Başkanı Prof. Dr. Ali Akdemir, yeni dönemde şirketlerin değişime yalnızca teknoloji açısından değil, yönetim kültürü açısından da hazırlanması gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Akdemir, yeni kuşakların çalışma hayatındaki varlığına dikkat çekti. Akdemir şunları söyledi:</p>
<p>“Z ve Alfa kuşaklarını önceki kuşaklardan ayıran en önemli unsurlardan biri teknolojiyle ilişkileri oluyor. Yeni kuşaklariş ve sosyal yaşam arasında daha güçlü bir denge arıyor. Bu yüzden hiyerarşik ve otoriteye dayalı yönetim anlayışı sorgulanıyor.”</p>
<p>Z kuşağının daha samimi ve yatay ilişkilerin bulunduğu çalışma ortamlarını tercih ettiğini belirten Akdemir, şirketlerin bu değişime göre yeni yönetim ve kariyer politikaları oluşturması gerektiğini aktardı.</p>
<p>Prof. Dr. Akdemir, iş dünyasındaki dönüşümün diğer ayağını yapay zekânın oluşturduğunu dile getirdi. Şirketlere tavsiyelerde bulunan Akdemir, “Ayakta kalmak istiyorsanız mutlaka yapay zekâ destekli bir üretim sistemi, bir yönetim sistemi, hatta hizmet sistemi kurmanız gerekiyor. Aksi takdirde rekabet gücünüzü kaybedeceksiniz” dedi.</p>
<p>Yüksek maliyetler, finansmana erişim ve ekonomik belirsizliklerin şirketleri zorladığı bir dönemde Akdemir, Türk şirketlerinin temel sorununa yönetim perspektifinden yaklaştı. Prof. Dr. Akdemir, “En önemli sorun bana göre yöneticiler ve liderlerdir. Şirketlerin başarısında insan kaynağı, finansman, teknoloji ve yönetim kültürü birlikte etkilidir.” dedi.</p>
<p>Yeni kuşakların iş hayatındaki beklentilerinin değişmesi, yönetici profilinde de dönüşümü zorunlu hale getirmeye başladı. Prof. Dr. Akdemir, yalnızca makam ve hiyerarşiye dayalı yönetim anlayışının Y, Z ve Alfa kuşaklarını uzun süre şirket bünyesinde tutmak için yeterli olmayacağını aktardı.<br />
Akdemir, “Yöneticilerin mutlaka lider karakterli olarak ortaya çıkmaları gerekiyor. Aksi takdirde sadece resmiyetle Z kuşağını, Y kuşağını, Alfa kuşağını sürdürülebilir bir şekilde istihdam etmenin mümkün olmadığını düşünüyorum” dedi.</p>
<p>Türkiye’deki şirket yapısının önemli bölümünü KOBİ ve aile işletmelerinin oluşturması, kurumsallaşma sorununu da beraberinde getirdi.  Akdemir, büyümek isteyen işletmelerin yönetim, insan kaynakları ve teknoloji gibi alanlarda belirli ilkeler oluşturması gerektiğini söyledi.<br />
Akdemir, “Eğer büyümek istiyorsanız mutlaka kurumsallaşmanız gerekiyor. Kurumsallaşmak aslında uzun vadede var olma planı demek” diyerek şirketlerin yalnızca bugünü değil, 5, 10 hatta 20 yıl sonrasını düşünerek stratejik planlama yapması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>İş dünyasındaki bu dönüşüm, IV. Örgütlerin Yönetimi Uluslararası Kongresi’nin de ana gündemini oluşturacak. Arel Üniversitesi ev sahipliğinde ve Girne Amerikan Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilecek kongre, 12-14 Kasım 2026 tarihlerinde Girne’de düzenlenecek. Kongrenin ana temasında Y, Z, Alfa ve C kuşaklarına yönelik yönetim ve liderlik politikaları yer alacak.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akın Gürlek: VATANDAŞLARIMIZIN BİRİKİMLERİNİ HEDEF ALANLARDAN HUKUK ÖNÜNDE HESAP SORACAK, MAĞDURLARIN HAKLARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ!</title>
		<link>https://www.turder.org/akin-gurlek-vatandaslarimizin-birikimlerini-hedef-alanlardan-hukuk-onunde-hesap-soracak-magdurlarin-haklarinin-takipcisi-olacagiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:51:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12805</guid>

					<description><![CDATA[Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen manipülatif işlemlerin ortaya çıkarılması, mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve adaletin tecelli etmesi amacıyla yürütülen soruşturmalar kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen soruşturma kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Katılımevim Tasarruf Finansman (KTLEV), Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki işlemlere ilişkin piyasa dolandırıcılığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen manipülatif işlemlerin ortaya çıkarılması, mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve adaletin tecelli etmesi amacıyla yürütülen soruşturmalar kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen soruşturma kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Katılımevim Tasarruf Finansman (KTLEV), Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki işlemlere ilişkin piyasa dolandırıcılığı tespitleri doğrultusunda bugün <span class="r-b88u0q">yeni dalga operasyon</span> gerçekleştirilmiştir. İstanbul ve Aydın’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, haklarında yakalama kararı bulunan 15 şüpheliden <span class="r-b88u0q">14’ü yakalanarak gözaltına alınmıştır</span>. Bir şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edilmiştir. Bugün gerçekleştirilen operasyonla birlikte soruşturma kapsamında bugüne kadar <span class="r-b88u0q">60 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış</span>; 4 şüpheli tutuklanmış; 44 şüphelinin gözaltındaki adli işlemleri devam etmekte, 12 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Soruşturmanın mali boyutu da bütün yönleriyle incelenmekte; suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması, malvarlıklarının kaçırılmasının önlenmesi ve mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması amacıyla tüm adli ve mali tedbirler etkin bir şekilde alınmaktadır. Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun adalet önünde hesap verecek; suçtan elde edilen kazancın izi sonuna kadar takip edilecek ve mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirler kararlılıkla uygulanacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kılavuzluk ve römorkörcülükte rekabet soruşturmasında ihale yönünden ceza çıkmadı, SANMAR ve MARİNTUG’a ise maaştan ceza kesilebilir</title>
		<link>https://www.turder.org/kilavuzluk-ve-romorkorculukte-rekabet-sorusturmasinda-ihale-yonunden-ceza-cikmadi-sanmar-ve-marintuga-ise-maastan-ceza-kesilebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2026 10:49:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12802</guid>

					<description><![CDATA[Feramuz ERDİN Patronlar Dünyası’nın gündeme getirdiği milyarlık kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri soruşturmasında kritik sözlü savunma yapıldı. Rekabet Kurumu, soruşturmayı Anadolu Kılavuzluk AŞ, Deniz Kılavuzluk AŞ, Marin Römorkör ve Kılavuzluk AŞ (MARİNTUG) ile Sanmar Denizcilik Makina ve Ticaret AŞ’nin kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin başvuru ve ihale süreçlerinde danışıklı hareket edip etmediği ve işgücü piyasasında rekabete [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Feramuz ERDİN</strong></p>
<p>Patronlar Dünyası’nın gündeme getirdiği milyarlık kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri soruşturmasında kritik sözlü savunma yapıldı.</p>
<p>Rekabet Kurumu, soruşturmayı Anadolu Kılavuzluk AŞ, Deniz Kılavuzluk AŞ, Marin Römorkör ve Kılavuzluk AŞ (MARİNTUG) ile Sanmar Denizcilik Makina ve Ticaret AŞ’nin kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin başvuru ve ihale süreçlerinde danışıklı hareket edip etmediği ve işgücü piyasasında rekabete duyarlı bilgi değişiminde bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla yürütüyordu. Kurumun resmi duyurusunda da soruşturmanın bu iki ayrı başlık üzerinde yürüdüğü belirtilmişti.</p>
<p><strong>İHALE AYAĞINDA HEYETTEN “İHLAL YOK” GÖRÜŞÜ</strong></p>
<p>22 Eylül’de saat 10.30’da gerçekleştirilen sözlü savunmada soruşturmanın en önemli ayrımı ortaya çıktı.</p>
<p>Soruşturma heyeti; Anadolu Kılavuzluk, Deniz Kılavuzluk, MARİNTUG ve SANMAR’ın 2019-2020 dönemindeki başvurular ile 2025’teki ihale süreçlerinde danışıklı hareket ettiğini ortaya koyacak yeterli bilgi ve belgeye ulaşılamadığı kanaatini açıkladı.</p>
<p>Şirketler hakkında henüz Rekabet Kurulu’nun nihai kararı verilmedi.</p>
<p>Dolayısıyla bugün itibarıyla “şirketler aklandı” ya da “ihalelerde danışıklılık olmadığı kesinleşti” demek doğru değil. Açıklanan görüş, soruşturma heyetinin Kurul’a sunduğu kanaat. Nihai kararın 15 gün içinde açıklanması bekleniyor.</p>
<p><strong>DOSYANIN MERKEZİ İHALEDEN ÇALIŞANIN MAAŞINA KAYDI</strong></p>
<p>Soruşturmanın ikinci ayağında ise farklı bir tablo ortaya çıktı.</p>
<p>Heyet, MARİNTUG ve SANMAR bakımından rakip işverenlerle maaş, prim, yan haklar ve gelecekte uygulanması planlanan ücret artışları gibi rekabete hassas çalışan bilgilerinin paylaşılmasını rekabet ihlali olarak değerlendirdi ve bu şirketlere idari para cezası uygulanması yönünde görüş bildirdi.</p>
<p>Böylece milyarlık ve uzun süreli liman hizmetleri pazarındaki ihale rekabetini incelemek üzere başlayan dosyanın bugün ayakta kalan en önemli bölümlerinden biri, şirketlerin çalışanlarına ne kadar ücret ödeyeceklerine ilişkin bilgi akışı oldu.</p>
<p>Bu ayrım önemli.</p>
<p>Çünkü rakip şirketlerin yalnızca sattıkları hizmetlerin fiyatları değil, işgücü için ödedikleri bedeller de rekabetin konusu.</p>
<p>Bir şirket rakibinin bugün hangi maaşı ödediğini, hangi primi verdiğini ve daha önemlisi gelecek dönemde ücretleri ne kadar artırmayı planladığını önceden biliyorsa işverenlerin çalışan kazanmak için birbirleriyle rekabet ettiği alan daralabilir.</p>
<p><strong>CEZA ÇIKARSA HANGİ CİRO ÜZERİNDEN HESAPLANACAK?</strong></p>
<p>İkinci önemli başlık olası cezanın büyüklüğü.</p>
<p>Soruşturma heyetinin görüşünün Rekabet Kurulu tarafından kabul edilmesi halinde MARİNTUG ve SANMAR’a uygulanabilecek idari para cezasının hesaplanmasında hangi ciro ve hangi ihlal niteliğinin esas alınacağı nihai kararla birlikte önem kazanacak.</p>
<p>Bu nedenle bugün şirketler için herhangi bir ceza rakamı telaffuz etmek için erken.</p>
<p>Ortada henüz verilmiş bir ceza değil, ceza verilmesi yönünde soruşturma heyeti görüşü bulunuyor.</p>
<p><strong>30 İHALELİ DEV PAZAR</strong></p>
<p>Dosyanın ekonomik önemini artıran ise sektörün yapısı.</p>
<p>Rekabet Kurulu’nun daha önce yayımlanan kararlarında, yeni sistem kapsamında 15 bölgesel hizmet sahasında kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri için ayrı ayrı olmak üzere toplam 30 ihale öngörüldüğü belirtiliyor.</p>
<p>Bu nedenle nihai kararda yalnızca olası para cezası değil, ortaya çıkacak ihlal tespitinin şirketlerin mevcut ve gelecekteki uzun süreli kılavuzluk-römorkörcülük hakları bakımından herhangi bir sonuç doğurup doğurmayacağı da yakından izlenecek.</p>
<p>Bugünkü aşamada soruşturma sonucunun bu hakları otomatik olarak etkileyeceğini söylemek mümkün değil.</p>
<p><strong>ARPAŞ VE UZMAR NEDEN BUGÜNKÜ MASADA YOKTU?</strong></p>
<p>Soruşturma ilk açıldığında masada dört değil altı şirket bulunuyordu.</p>
<p>Rekabet Kurulu’nun 25 Nisan 2025 tarihli açıklamasına göre soruşturma; Anadolu Kılavuzluk, ARPAŞ Ambarlı Römorkaj Pilotaj, Deniz Kılavuzluk, MARİNTUG, SANMAR ve UZMAR hakkında açılmıştı.</p>
<p>ARPAŞ ve UZMAR’ın süreç içinde uzlaşma yoluyla dosyalarının sonuçlanması nedeniyle bugünkü sözlü savunmada kalan dört şirket yer aldı.</p>
<p>Böylece yaklaşık bir buçuk yıl önce altı şirketle başlayan soruşturma, son virajına dört şirketle girdi.</p>
<p><strong>patronlardunyasi.com</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin stratejik limanlarında rekabet soruşturması kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinin büyük oyuncuları bugün Kurul karşısında</title>
		<link>https://www.turder.org/turkiyenin-stratejik-limanlarinda-rekabet-sorusturmasi-kilavuzluk-ve-romorkorculuk-hizmetlerinin-buyuk-oyunculari-bugun-kurul-karsisinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 23:30:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12799</guid>

					<description><![CDATA[PD HABER MERKEZİ Rekabet Kurulu bugün saat 10.30’da Anadolu Kılavuzluk AŞ, Deniz Kılavuzluk AŞ, Marin Römorkör ve Kılavuzluk AŞ ile Sanmar Denizcilik Makina ve Ticaret AŞ’nin sözlü savunmalarını dinleyecek Kurumun resmi açıklamasına göre soruşturma, şirketlerin kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin başvuru ve ihale süreçlerinde danışıklı hareket edip etmediğini ve iş gücü piyasalarında rekabete duyarlı bilgi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>PD HABER MERKEZİ </strong></p>
<p>Rekabet Kurulu bugün saat 10.30’da Anadolu Kılavuzluk AŞ, Deniz Kılavuzluk AŞ, Marin Römorkör ve Kılavuzluk AŞ ile Sanmar Denizcilik Makina ve Ticaret AŞ’nin sözlü savunmalarını dinleyecek</p>
<p>Kurumun resmi açıklamasına göre soruşturma, şirketlerin kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerine ilişkin başvuru ve ihale süreçlerinde danışıklı hareket edip etmediğini ve iş gücü piyasalarında rekabete duyarlı bilgi değişiminde bulunup bulunmadığını araştırıyor.</p>
<p>Soruşturma açılması veya şirketlerin sözlü savunmaya çağrılması, 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiğinin tespit edildiği anlamına gelmiyor. Nihai kararı Rekabet Kurulu verecek.</p>
<p><strong>DOSYA 2024’TEKİ GİZLİ BAŞVURUYA KADAR GİDİYOR</strong></p>
<p>PD’nin ulaştığı Rekabet Kurulu kararlarında soruşturmanın arka planına ilişkin önemli ayrıntılar bulunuyor.</p>
<p>Kurum kayıtlarına 20 Kasım 2024’te giren gizlilik talepli başvuruda Anadolu Kılavuzluk, Deniz Kılavuzluk, Sanmar ve Marin Römorkör arasında “Ambarlı Protokolü” olarak adlandırılan bir anlaşmanın bulunduğu ileri sürüldü. Başvuruda bunun tek bir ticari iş birliğinden ibaret olmayabileceği ve sektörde daha geniş bir iş birliği yapısına işaret edebileceği iddia edildi. Bunlar henüz Kurulun ihlal tespiti değil, soruşturmayı doğuran iddialar.</p>
<p>Rekabet Kurulu önce 16 Ocak 2025’te önaraştırmaya, ardından 13 Mart 2025’te altı şirket hakkında soruşturma açılmasına karar verdi. İlk listede Anadolu Kılavuzluk, Arpaş Ambarlı, Deniz Kılavuzluk, Marin Römorkör, Sanmar ve Uzmar bulunuyordu.</p>
<p>Bugünkü sözlü savunma duyurusunda ise dört şirket yer alıyor: Anadolu Kılavuzluk, Deniz Kılavuzluk, Marin Römorkör ve Sanmar.</p>
<p><strong>30 AYRI İHALELİK YENİ DÖNEM</strong></p>
<p>Dosyanın ekonomik önemini artıran gelişme ise Türkiye’nin kılavuzluk ve römorkörcülük sisteminin yeniden yapılandırılması.</p>
<p>Rekabet Kurulu’nun 2026 tarihli kararında, 15 kılavuzluk ve 15 römorkörcülük bölgesel hizmet sahası için işletme hakkı devri sürecinin başlatıldığı görülüyor. Başka ifadeyle sistem toplam 30 ayrı ihalelik yeni bir yapıya geçti.</p>
<p>Bu ihaleler sıradan hizmet alımları değil. Örneğin Aliağa-1 römorkörcülük hizmetinin işletme hakkı 20 yıl için devrediliyor. İhale şartları kazanan işletmecinin en az 10 römorkör bulundurmasını ve bunların en az beşine doğrudan sahip olmasını gerektiriyor.</p>
<p>Pazarın parasal büyüklüğünü gösteren bir başka önemli veri de Rekabet Kurulu kararında bulunuyor: Aliağa-1 ve Ambarlı’daki römorkörcülük hizmetlerinde, Rekabet Kurumu’na bildirim bakımından esas alınan 1 milyar TL ciro eşiği aşılmış durumda.</p>
<p>Dolayısıyla bugün Kurul önüne gelen dosya birkaç römorkör şirketinin ticari anlaşmazlığından ibaret değil.</p>
<p><strong>KİM NEREDE?</strong></p>
<p>Rekabet Kurulu kayıtları eski pazar haritasını da ortaya koyuyor.</p>
<p>İzmit Körfezi’nde kılavuzluk Anadolu Kılavuzluk tarafından verilirken römorkörcülük Marin Römorkör-Sanmar tarafından yürütülüyordu. Nemrut Körfezi’nde römorkörcülük yine Marin-Sanmar’daydı. İskenderun ve Ceyhan’da kılavuzluk Anadolu Kılavuzluk tarafından veriliyor; Ambarlı’da ise Marin Römorkör kılavuzluk hizmetinde bulunuyordu.</p>
<p>Yeni ihalelerle tablo değişmeye başladı.</p>
<p>2025’te sonuçlanan kılavuzluk ihalelerinde Deniz Kılavuzluk; Samsun, İskenderun ve Kocaeli-3’ü kazanırken Marin Römorkör Ambarlı’yı aldı.</p>
<p>Deniz Kılavuzluk ile Bakanlık arasında Kocaeli-3 için 3 Haziran 2026’da 20 yıllık işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandı ve şirket 12 Haziran’da hizmet vermeye başladı.</p>
<p><strong>MARİN RÖMORKÖR’ÜN ARKASINDA 62 ORTAK VAR</strong></p>
<p>Dosyanın PD açısından dikkat çekici taraflarından biri şirketlerin ortaklık yapısı.</p>
<p>Rekabet Kurulu’nun Nisan 2026 tarihli kararına göre Marin Römorkör’ün gerçek ve tüzel kişilerden oluşan 62 hissedarı bulunuyor ve hiçbir hissedar tek başına şirket üzerinde kontrol sahibi değil.</p>
<p>Yönetim Kurulu Başkanı Recep Düzgit. Yönetimde Arkas Denizcilik ve Diler Denizcilik temsilcileri de bulunuyor. Ortaklar arasında Arkas Denizcilik, Deval Denizcilik, Engin Denizcilik, Yardımcı Deniz Nakliyatı, Avna Denizcilik, Donatan Liman, Kırden Denizcilik, Diler grubu şirketleri ve Kalkavanlar Deniz Nakliyat gibi denizcilik sektörünün bilinen şirketleri yer alıyor.</p>
<p>Marin ayrıca 2026’da Med Marine ile Yakamoz Ortak Girişimi’ni kurdu. Ortak girişim, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ihaleleri sonucunda İskenderun, Ceyhan ve Aliağa-1 römorkör hizmet bölgelerinde faaliyet göstermek üzere oluşturuldu.</p>
<p><strong>SANMAR’DA SEVEN-GÜRÜN ORTAK KONTROLÜ</strong></p>
<p>Sanmar’ın yapısı daha farklı.</p>
<p>Rekabet Kurulu kayıtlarına göre hissedarlar Ali Gürün, Cem Seven, Yeşim Seven ve Pınar Gürün. Kurul, stratejik kararların Yönetim Kurulu Başkanı Cem Seven ile Başkan Vekili Ali Gürün’ün müşterek kararıyla alındığını ve şirketin bu iki isim tarafından ortak kontrol edildiğini belirtiyor.</p>
<p>Sanmar’ın 2022 sürdürülebilirlik raporunda şirket, 32 gemilik filosuyla Antalya, Mersin, İzmit, Nemrut, Petkim ve Samsun’da faaliyet gösterdiğini açıklamıştı. Bu rakam güncel filo büyüklüğü olarak değil, şirketin 2022 itibarıyla açıkladığı veri olarak değerlendirilmeli.</p>
<p><strong>ANADOLU KILAVUZLUK’TA 110 KILAVUZ KAPTAN</strong></p>
<p>Anadolu Kılavuzluk’un kendi güncel internet sitesinde ise 110 kılavuz kaptan, dokuz pilot motoru ve Darıca, Yarımca ile İskenderun’da üç kılavuzluk istasyonu bulunduğu belirtiliyor.</p>
<p>Şirket 2019’da kurulmuştu. Kurucu ortaklarından iş insanı Hamdi Safi Mart 2026’da hayatını kaybetti.</p>
<p><strong>CEZA ÇIKARSA MATRAH NE OLACAK?</strong></p>
<p>4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesi kapsamında ihlal tespiti halinde idari para cezasının üst sınırı, ilgili teşebbüsün nihai karardan önceki mali yıl sonunda oluşan — bunun hesaplanamaması halinde nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonundaki — Kurul tarafından belirlenecek yıllık gayrisafi gelirinin yüzde 10’una kadar çıkabiliyor.</p>
<p>Ancak bugün şirketler hakkında ihlal kararı bulunmadığından herhangi bir şirket için “şu kadar ceza gelecek” hesabı yapmak doğru değil.</p>
<p>Saat 10.30’daki sözlü savunmanın ardından asıl bakılması gereken üç şey var.</p>
<p>Kurul hangi şirket bakımından hangi davranışı tartışıyor; ihale süreçleri ile iş gücü piyasasındaki bilgi değişimi iddialarını birbirinden nasıl ayırıyor ve soruşturma sonunda ihlal tespiti yapılıp yapılmayacağı.</p>
<p>Türkiye’nin limanlarında milyarlarca liralık ve bazı bölgelerde 20 yıllık işletme haklarının söz konusu olduğu yeni dönemde çıkacak karar, yalnız dört şirket açısından değil, sektörün bundan sonraki rekabet düzeni açısından da önem taşıyacak.</p>
<p><strong>patronlardunyasi.com</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garanti BBVA Rekabet Kurulu&#8217;yla uzlaştı, 1,5 milyar lira ceza ödeyecek</title>
		<link>https://www.turder.org/garanti-bbva-rekabet-kuruluyla-uzlasti-15-milyar-lira-ceza-odeyecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 23:30:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12796</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Garanti Bankası A.Ş., Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturmayla ilgili Kamuyu Aydınlatma Platformu&#8217;na (KAP) açıklama yaptı. Açıklamada, Rekabet Kurulu tarafından gönderilen tebligatla iş gücü piyasasında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun&#8217;un 4&#8217;üncü maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla banka hakkında soruşturma açılmasına karar verildiği hatırlatıldı. Garanti Bankası, soruşturmanın uzlaşma usulüyle sonlandırılmasına karar verildiğini belirtti. Banka [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Türkiye Garanti Bankası A.Ş., Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturmayla ilgili Kamuyu Aydınlatma Platformu&#8217;na (KAP) açıklama yaptı.</p>
<p>Açıklamada, Rekabet Kurulu tarafından gönderilen tebligatla iş gücü piyasasında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun&#8217;un 4&#8217;üncü maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla banka hakkında soruşturma açılmasına karar verildiği hatırlatıldı.</p>
<p>Garanti Bankası, soruşturmanın uzlaşma usulüyle sonlandırılmasına karar verildiğini belirtti. Banka uzlaşma kapsamında 1 milyar 547 milyon 603 bin 979 lira idari para cezası ödeyecek.</p>
<p>KAP açıklamasında uzlaşmayla ilgili şu bilgiler verildi:</p>
<p><strong>&#8220;Rekabet Kurulunun (&#8220;Kurul&#8221;) 26-19/601-237 sayılı uzlaşma kararı uyarınca, yürütülmekte olan soruşturmanın Bankamız bakımından, Kurul&#8217;un uzlaşma koşulları ve yürütülen süreç akabinde uzlaşma usulü ile sonlandırılmasına karar verilmiş olup, Bankamızca 1.547.608.979,25  TL tutarında idari para cezası ödenerek süreç tamamlanacaktır.&#8221;</strong></p>
<p><strong>patronlardunyasi.com</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı’ya fon gözaltısı</title>
		<link>https://www.turder.org/topkapi-universitesi-mutevelli-heyeti-ve-doga-sigorta-yonetim-kurulu-baskani-nihat-kirmiziya-fon-gozaltisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2026 23:28:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12793</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Topkapı Üniversitesi ve Doğa Sigorta&#8217;daki görevlerinin haricinde, Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.&#8217;de bağımsız yönetim kurulu üyesi ve Denetim Komitesi Başkanı olan Nihat Kırmızı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında gözaltına alındı. DOĞA SİGORTA’NIN TAMAMINI TERA ALACAKTI Nihat Kırmızı’nın sahibi olduğu Doğa Sigorta ile soruşturmanın odağındaki Tera grubu arasında aylardır devam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p class="p1">İstanbul Topkapı Üniversitesi ve Doğa Sigorta&#8217;daki görevlerinin haricinde, Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.&#8217;de bağımsız yönetim kurulu üyesi ve Denetim Komitesi Başkanı olan Nihat Kırmızı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında gözaltına alındı.</p>
<p class="p2"><strong>DOĞA SİGORTA’NIN TAMAMINI TERA ALACAKTI</strong></p>
<p class="p1">Nihat Kırmızı’nın sahibi olduğu Doğa Sigorta ile soruşturmanın odağındaki Tera grubu arasında aylardır devam eden ticari bir süreç vardı.</p>
<p class="p1">Rekabet Kurulu kayıtlarına göre, Tera Yatırım Bankası A.Ş., Doğa Sigorta A.Ş.’nin hisselerinin tamamını satın almak için harekete geçti.</p>
<p class="p1">Rekabet Kurulu, 7 Mayıs 2026 tarihli kararıyla, Doğa Sigorta’nın hisselerinin tamamının ve tek kontrolünün Tera Yatırım Bankası A.Ş. tarafından devralınması işlemine izin verdi.</p>
<p class="p1">Böylece Doğa Sigorta’nın yüzde 100’ünün Tera Yatırım Bankası’na geçmesinin önündeki rekabet izni aşaması tamamlandı.</p>
<p class="p2"><strong>TOPKAPI ÜNİVERSİTESİ’NDE DE TERA İSMİ</strong></p>
<p class="p1">Taraflar arasındaki ilişki yalnızca Doğa Sigorta’nın satış süreciyle sınırlı değil.</p>
<p class="p1">Tera’nın kurucularından Oğuz Tezmen de İstanbul Topkapı Üniversitesi Mütevelli Heyeti’nde Başkanvekili olarak görev aldı. Üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanlığı görevini ise Nihat Kırmızı yürütüyordu.</p>
<p class="p1">Ancak Nihat Kırmızı’nın fon soruşturması kapsamında gözaltına alınmasının Doğa Sigorta’nın Tera’ya satış süreci veya bu ilişkilerle bağlantılı olup olmadığına ilişkin şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.</p>
<p class="p1">
<p class="p1"><strong>patronlardunyasi.com</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suudiler apar topar Türkiye&#8217;ye geldi! Selman, sektörün ağır topunu resmen satın alıyor</title>
		<link>https://www.turder.org/suudiler-apar-topar-turkiyeye-geldi-selman-sektorun-agir-topunu-resmen-satin-aliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 18:55:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12790</guid>

					<description><![CDATA[Suudi Arabistan devletinin sahibi olduğu dünyanın en büyük petrol şirketi Saudi Aramco&#8217;nun yöneticileri, OYAK bünyesindeki GüzelEnerji’nin Aliağa, Samsun ve Gebze’deki tesislerini ziyaret etti. Taraflar arasındaki ortaklık görüşmelerinin birkaç ay içinde sonuçlanarak resmi aşamaya taşınması planlanıyor. Satış işlemiyle birlikte Türkiye&#8217;de akaryakıt sektöründe faaliyet yürüten TotalEnergies, M Oil ve Türk Petrol gibi şirketlerin yönetiminin Aramco&#8217;ya geçmesi ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<article data-url="/suudiler-apar-topar-turkiye-ye-geldi-selman-sektorun-agir-topunu-resmen-satin-aliyor-p362210" data-title="Suudiler apar topar Türkiye'ye geldi! Selman, sektörün ağır topunu resmen satın alıyor"><!-- Google "favori kaynak" CTA --><img decoding="async" src="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2026/9/selmanpng-J4Ea8nr6PUCipYZBwXh5jg.png?w=776&amp;h=436&amp;mode=crop&amp;scale=both" alt="Suudiler apar topar Türkiye'ye geldi! Selman, sektörün ağır topunu resmen satın alıyor" />Suudi Arabistan devletinin sahibi olduğu dünyanın en büyük petrol şirketi Saudi Aramco&#8217;nun yöneticileri, OYAK bünyesindeki GüzelEnerji’nin Aliağa, Samsun ve Gebze’deki tesislerini ziyaret etti. Taraflar arasındaki ortaklık görüşmelerinin birkaç ay içinde sonuçlanarak resmi aşamaya taşınması planlanıyor. Satış işlemiyle birlikte Türkiye&#8217;de akaryakıt sektöründe faaliyet yürüten TotalEnergies, M Oil ve Türk Petrol gibi şirketlerin yönetiminin Aramco&#8217;ya geçmesi ve isim değiştirmesi bekleniyor.</p>
<div class="row">
<div class="col-lg-12 mx-auto position-relative">
<div class="article-body " data-adv="False" data-author="False">
<div class="detail-of-news">
<p>Türkiye ile Suudi Arabistan arasında enerji alanında farklı sektörleri içeren çok yönlü bir iş birliği süreci yaşanıyor. Suudi Arabistan, Karaman ve Sivas&#8217;a her biri 1000&#8217;er megavattan toplam 2 bin megavat güneş santrali (GES) yatırımı yapacak.</p>
<p>Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ), bu santrallerde üretilen elektriği, 30 yıl boyunca euro/cent üzerinden satın alacak. Yatırım; gümrük vergisi, KDV ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) dahil ithalatta uygulanan her türlü vergi, harç, mali yükümlülük, ücret, fon ve paylardan muaf olacak.</p>
<p>Türkiye, tesislerin yapılacağı arazilerle ilgili tüm işlemleri yerine getirecek ve araziyi hazır halde Suudi Arabistan’ın söz konusu yatırımı yapacak şirketine kiralayacak.</p>
<p><img decoding="async" id="715537" class="data-image" src="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2026/9/moiljpg-gNK6UjWlzEi9ocpx_z015A.jpg" data-id="715537" /></p>
<h2>PETROL SEKTÖRÜNDE DE ORTAKLIK</h2>
<p>Saudi Aramco da OYAK&#8217;la petrol ve akaryakıt sektörüne yönelik ortaklık için görüşmelerini sürdürüyor. Saudi Aramco, OYAK bünyesinde faaliyet gösteren akaryakıt dağıtım şirketi Güzel Enerji’nin tesislerini ziyaret etmeye başladı. Aramco yöneticilerinin, İzmir Aliağa’daki tesisleri ziyaret ettikleri, diğer illerdeki (Samsun ve Gebze) tesisleri de yerinde gördükleri belirtildi.</p>
<p>Saudi Aramco’nun; TotalEnergies, M Oil, Valvoline ve Türk Petrol’ü kontrol eden Güzel Enerji’yle ortaklık görüşmelerinin, birkaç ay içinde sonuçlanması ve resmi bir aşamaya geçmesi bekleniyor.</p>
<p>Sektör kaynakları, ANKA’ya, &#8220;Ortaklık görüşmelerinin büyük ölçüde tamamlandığı duyumunu alıyoruz. Bu  görüşmelerle ilgili birkaç aya kadar bir açıklama yapılabilir&#8221; dedi.</p>
<p><img decoding="async" id="715538" class="data-image" src="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2026/9/prensselmanpng-imIEe94qekegBxRbm4_HZg.png" data-id="715538" /></p>
<p>GüzelEnerji’nin, internet sitesine göre şirketin akaryakıt ve LPG terminalleri ve kapasiteleri şöyle:</p>
<p><strong>&#8211; Gebze Terminali</strong></p>
<p>Depolama Kapasitesi : 104.813 m³</p>
<p>İskele Kapasitesi : 42.000 DWT</p>
<p><strong>&#8211; Aliağa Terminali</strong></p>
<p>Depolama Kapasitesi : 123.144 m³</p>
<p>İskele Kapasitesi : 100.000 DWT</p>
<p><strong>&#8211; Aliağa LPG Terminali</strong></p>
<p>Depolama Kapasitesi : 5.720 m³</p>
<p>GüzelEnerji ile Shell &amp; Turcas Petrol AŞ, Samsun Akaryakıt Depolama AŞ’nin (SADAŞ) de yarı yarıya hissedarı.</p>
</div>
<div class="form-group">
<div id="lightgallery" class="row">
<h2 class="col-md-6">NE OLMUŞTU?</h2>
<div>
<p data-path-to-node="0">Dünyanın en büyük petrol şirketi olan Suudi Arabistanlı <strong>Saudi Aramco</strong>, ağustos ayında Türkiye akaryakıt pazarına girmek için harekete geçmişti.</p>
<p data-path-to-node="1">Şirket, OYAK’ın bünyesindeki Güzel Enerji&#8217;nin<strong> ilk etapta yüzde 30’unu</strong> satın almak üzere yürütülen görüşmelerde son aşamaya gelmişti.</p>
<p data-path-to-node="4">Anlaşma resmiyet kazandıktan sonra da bu benzin istasyonlarının tabela ve isimleri &#8220;<strong>Aramco</strong>&#8221; olarak değiştirilmesi öngörülüyordu.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="reactions mb-5">
<div class="reaction-list border rounded-pill d-inline-grid">
<div></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</article>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle: 80 yıl öncesinin ön kabullerine göre istikamet çizemeyiz</title>
		<link>https://www.turder.org/rekabet-kurumu-baskani-birol-kule-80-yil-oncesinin-on-kabullerine-gore-istikamet-cizemeyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 18:54:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12787</guid>

					<description><![CDATA[İlaç sektöründe patent koruması, pazara giriş koşulları, dağıtım ve geri ödeme uygulamalarının rekabete etkileri ile sektördeki sorunlara yönelik çözüm önerileri, &#8220;İlaç Sektöründe Rekabet Çalıştayı&#8221;nda değerlendirildi. Rekabet Kurumu tarafından ATO Meclis Salonu&#8217;nda düzenlenen çalıştay, sektör paydaşlarını da bir araya getirdi. Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, insan zekası ve eylemlerinin, teknolojik ilerleme dahil [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>İlaç sektöründe patent koruması, pazara giriş koşulları, dağıtım ve geri ödeme uygulamalarının rekabete etkileri ile sektördeki sorunlara yönelik çözüm önerileri, &#8220;İlaç Sektöründe Rekabet Çalıştayı&#8221;nda değerlendirildi.</p>
<p><a class="inline-keyword from-service" href="https://www.milliyet.com.tr/haberleri/rekabet-kurumu" target="_blank" rel="noopener">Rekabet Kurumu</a> tarafından ATO Meclis Salonu&#8217;nda düzenlenen çalıştay, sektör paydaşlarını da bir araya getirdi.</p>
<p>Rekabet Kurumu Başkanı <a class="inline-keyword from-service" href="https://www.milliyet.com.tr/haberleri/birol-kule" target="_blank" rel="noopener">Birol Küle</a>, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, insan zekası ve eylemlerinin, <a class="inline-keyword from-hot-topics" href="https://www.milliyet.com.tr/teknoloji/" target="_blank" rel="noopener">teknolojik</a> ilerleme dahil her şeyi şekillendiren bir faktör olduğunu söyledi.</p>
<p>Sektörel reformlar için sürekli çalıştıklarını belirten Küle, sektördeki sıkışmanın nedenlerini şöyle sıraladı:</p>
<p>&#8220;Birincisi inovasyon rekabeti. Her zaman eleştirel olabilmeli ve inovasyonun kaçınılmaz ve risksiz olduğu algısını bir yana bırakmalıyız. Sektör inovasyonu gerçekten değer zincirinin hangi noktasında gerçekleştiriyor? Pazarlama mı, nadir hastalıklara tedavide mi ya da bütün inovasyonun ilk ve en zor basamağı olan temel araştırmada mı? İkincisi, şirket yapılanmalarının, organizasyonlarının özellikle finansallaşma ile değişmesi ve yine değer zincirinde de entegrasyon parçalanmaların olmasının rekabete olan etkileri. Özellikle devralmalarda ve dolaylı kontrol yapılarında inovasyon riskleriyle birlikte dikkat edilmesi gereken alanlar mevcut. <a class="inline-keyword from-hot-topics" href="https://www.milliyet.com.tr/son-dakika-haberleri/" target="_blank" rel="noopener">Son</a> olarak, iktisadi düzen artık geriye döndürülemez şekilde küresel. Bu durum çok boyutlu, katmanlı karmaşık eşitsizliklere, yapısal birtakım reform alanlarına işaret ediyor. Bu bağlamda, 50 yıl öncesinin, hatta belki 80 yıl öncesinin ön kabullerine, ön hükümlerine göre istikamet çizemeyiz. Savunma ve ütopya sınırındaki sıkışmayı yenmek için realiteye daha yakından bakmalı, anlamalı ve en önemlisi daha ferah zihinler için cesarete sahip ve elbette fedakar olmalıyız.&#8221;</p>
<p><strong>SEKTÖRDEKİ REKABET KOŞULLARI GÜNDEMDE</strong></p>
<p>Çalıştay kapsamında, ilaç sektörünün üretimden pazara girişe, dağıtımdan perakende aşamasına kadar farklı süreçlerinde rekabeti etkileyen unsurlar ele alınıyor. Patent ve rekabet ilişkisi, pazara giriş koşulları, ilaç dağıtımındaki münhasırlık uygulamaları, kamu ilaç alımlarında rekabet, geri ödeme sistemi ve kamu kurum iskontosu başta olmak üzere sektördeki <a class="inline-keyword from-hot-topics" href="https://www.milliyet.com.tr/gundem/" target="_blank" rel="noopener">güncel</a> rekabet meselelerinin çok boyutlu masaya yatırıldığı çalıştay, Küle&#8217;nin konuşmasının ardından oturumlarla devam etti.</p>
<p>&#8220;İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu Sunumu&#8221; başlıklı ilk oturumda, sektör incelemesi kapsamında hazırlanan ön raporun temel tespit ve değerlendirmeleri aktarıldı. Oturumda, ilaç sektöründe üretim, pazara giriş ve dağıtım aşamalarında rekabeti etkileyen unsurlar, patent koruması ile rekabet arasındaki ilişki, ruhsatlandırma ve geri ödeme düzenlemelerinin pazara giriş üzerindeki etkileri, ecza depoları arasındaki rekabet ve münhasırlık uygulamaları ile kamu kurum iskontosu uygulamasında karşılaşılan sorunlar ön plana çıktı. Ayrıca, sektör incelemesi kapsamında geliştirilen ve mevcut yasal, idari ve mali çerçevede gerçekleştirilebilecek iyileştirmelere yönelik öneriler de paylaşıldı.</p>
<p>Programın ikinci oturumu, &#8220;İlaç Sektöründe Rekabet ve Regülasyonun Geleceği: Kamu Temsilcilerinin Görüşleri&#8221; başlığıyla düzenlendi. Bu oturum, ilaç sektörünün sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde işleyişinin sağlanması, ilaç politikalarının rekabetle etkileşimi ve etkin, öngörülebilir ve rekabetçi bir düzenleyici çerçevenin oluşturulmasına ilişkin yaklaşımların değerlendirilmesi amacıyla planlandı. Kamu kurumlarının ilaç sektöründeki düzenleyici ve uygulayıcı rolleri çerçevesinde, ilaçların ruhsatlandırılması, geri ödeme ve fiyatlandırma mekanizmaları, ilaca erişim, sağlık politikaları ve rekabet arasındaki ilişki farklı yönleriyle çalıştaya taşındı.</p>
<p>&#8220;İlaç Sektöründe Rekabet ve Regülasyonun Geleceği: Özel Sektör Temsilcilerinin Görüşleri&#8221; başlıklı üçüncü oturumda ise ilaç sektörünün dinamikleri ve mevcut düzenlemelerin piyasa üzerindeki etkileri, sektör paydaşlarının karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri ana başlıklar olarak belirlendi. Rekabet, yatırım, inovasyon ve ilaca erişim arasındaki dengenin güçlendirilmesine yönelik yaklaşımlar ile ilaç sektörünün sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için düzenleyici çerçevenin geliştirilmesi bu oturumun ana başlıklarını oluşturdu.</p>
<p>Çalıştayda ilaç sektöründe rekabetin üretim, pazara giriş, dağıtım ve perakende aşamalarındaki görünümü, kamu kurumları, akademi ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla çok yönlü biçimde aktarılması amaçlandı. Farklı paydaşların değerlendirmelerinin bir araya getirildiği oturumlarda, ilaç sektörünün kendine özgü yapısı ve yoğun düzenlemeye tabi olması dikkate alınarak rekabet politikası ile sağlık politikası arasındaki etkileşim ön plana çıktı.</p>
<p>Etkinlik, ilaç sektörüne ilişkin inceleme kapsamında ortaya konulan tespit ve önerilerin farklı paydaşların görüşleriyle değerlendirilmesi yönüyle de sektör temsilcilerini bir araya getirmiş oldu.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Banker Kastelli&#8217;den Fon Krizine: Türkiye&#8217;de Yatırımcıları Sarsan Finans Skandalları</title>
		<link>https://www.turder.org/banker-kastelliden-fon-krizine-turkiyede-yatirimcilari-sarsan-finans-skandallari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 18:46:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12784</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de yıllar içinde yüksek kazanç vaadi, yatırım ve ortaklık modelleri ya da finansal sistemdeki açıklar nedeniyle çok sayıda kişi büyük maddi kayıplarla karşı karşıya kaldı. Banker Kastelli ile başlayan ve farklı biçimlerde devam eden bu krizler, dönem dönem finansal denetim tartışmalarını da beraberinde getirdi. 1980&#8217;lerin başında yüksek faiz getirisi vaadiyle faaliyet gösteren bankerler, Türkiye&#8217;de büyük [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de yıllar içinde yüksek kazanç vaadi, yatırım ve <a title="Ortaklık" href="https://onedio.com/ortaklik-haberleri" target="_blank" rel="noopener">ortaklık</a> modelleri ya da finansal sistemdeki açıklar nedeniyle çok sayıda kişi büyük maddi kayıplarla karşı karşıya kaldı. Banker Kastelli ile başlayan ve farklı biçimlerde devam eden bu krizler, dönem dönem finansal denetim tartışmalarını da beraberinde getirdi.</p>
<p>1980&#8217;lerin başında yüksek <a title="Faiz" href="https://onedio.com/faiz-haberleri" target="_blank" rel="noopener">faiz</a> getirisi vaadiyle faaliyet gösteren bankerler, Türkiye&#8217;de büyük bir finansal krizin ortaya çıkmasına neden oldu. Banker Kastelli adıyla tanınan Cevher Özden de dönemin en dikkat çeken isimlerinden biriydi. Bankerlerin sunduğu yüksek faizli yatırım araçlarına yönelen çok sayıda kişi, bankerlerin peş peşe iflas etmesiyle tasarruflarını kaybetti. Kriz, finans sektöründe düzenleme ve denetim tartışmalarını da beraberinde getirdi.</p>
<p>1990&#8217;lı yıllarda Türkiye&#8217;de gündeme gelen Titan sistemi, kısa sürede yüksek kazanç elde etme vaadiyle katılımcılardan para toplayan yapılardan biri oldu. Sistemde kazanç elde edebilmek için yeni katılımcıların dahil edilmesi gerekiyordu. Yapının çökmesiyle çok sayıda kişi yatırdığı parayı geri alamadı ve Titan, Türkiye&#8217;deki saadet zinciri örneklerinin en bilinenlerinden biri haline geldi.</p>
<p>1990&#8217;lı yılların sonları ve 2000&#8217;lerin başlarında bazı holdingler, özellikle Avrupa&#8217;da yaşayan Türk vatandaşlarına <a title="Ortaklık" href="https://onedio.com/ortaklik-haberleri" target="_blank" rel="noopener">ortaklık</a> ve yatırım fırsatları sundu. YİMPAŞ bu dönemin en çok tartışılan isimlerinden biri oldu. Binlerce kişiden toplanan paraların akıbeti ve şirketlerin mali yapıları konusunda ciddi tartışmalar yaşandı. Süreç, yurt dışında yaşayan vatandaşların yatırım adı altında toplu şekilde para yatırdığı şirketlerin denetimi konusunu gündeme taşıdı.</p>
<p>Fadıl Akgündüz&#8217;ün yürüttüğü çeşitli projeler de yatırım ve yüksek kazanç vaatleri nedeniyle yıllarca gündemde kaldı. Özellikle Jetpa ve sonrasında farklı projeler üzerinden çok sayıda kişiden para toplandı. Projelerin vaat edildiği şekilde hayata geçirilememesi ve yatırımcıların mağdur olduklarını belirtmesi üzerine Akgündüz hakkında çeşitli davalar açıldı. Jet Fadıl dosyası, Türkiye&#8217;de proje ve yatırım vaadi üzerinden ortaya çıkan en bilinen mağduriyetlerden biri olarak hafızalara kazındı.</p>
<p>2003 yılında İmar Bankası&#8217;na el konulması Türkiye&#8217;nin en büyük bankacılık skandallarından birini ortaya çıkardı. Bankada resmi kayıtlara yansımayan mevduatlar bulunduğu ve çeşitli usulsüz işlemler yapıldığı tespit edildi. Bankanın tasfiyesi sonrasında binlerce mudinin mağduriyeti gündeme gelirken, devlet tarafından ödenen tutarlar ve bankanın eski yöneticileriyle ilgili davalar uzun süre tartışıldı.</p>
<p>2010&#8217;lu yılların sonunda Türkiye&#8217;nin en çok konuşulan finansal <a title="Dolandırıcılık" href="https://onedio.com/dolandiricilik-haberleri" target="_blank" rel="noopener">dolandırıcılık</a> dosyalarından biri Çiftlik Bank oldu. Mehmet <a title="Aydın" href="https://onedio.com/aydin-haberleri" target="_blank" rel="noopener">Aydın</a> tarafından kurulan sistem, yüksek kazanç vaadiyle çok sayıda kişiden para topladı. Sistemin yeni katılımcılardan gelen parayla büyüdüğü ve yatırımcılara vaat edilen kazançların sürdürülemediği ortaya çıkınca yapı çöktü. Binlerce kişinin mağdur olduğu olayın ardından Mehmet Aydın ve diğer sanıklar hakkında <a title="Yargı" href="https://onedio.com/yargi-haberleri" target="_blank" rel="noopener">yargı</a> süreçleri başladı.</p>
<p>Son yıllarda kripto varlıkların yaygınlaşmasıyla birlikte yüksek ve hızlı kazanç vaat eden çok sayıda yatırım sistemi de ortaya çıktı. Bazı platformlar yatırımcılara yüksek getiri sözü verirken, sistemlerin kapanması veya yöneticilerin ortadan kaybolması sonucunda ciddi mağduriyetler yaşandı. Bu vakalar, dijital varlık piyasalarında yatırımcıların korunması ve platformların denetlenmesi konularını yeniden gündeme getirdi.</p>
<p>2026&#8217;da ise sermaye piyasalarında büyük bir fon tasfiye süreci başladı. 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon için tasfiye kararı alınırken, süreç yüz binlerce yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren bir krize dönüştü. Fonların varlıklarının satılarak elde edilen paranın yatırımcılara payları oranında dağıtılması planlanırken, bazı fonlarda yatırımcıların ne kadarını geri alabileceği tartışma konusu oldu. Yaşanan gelişmeler, Türkiye&#8217;de yatırım fonlarının denetimi, likiditesi ve yatırımcıların korunması konularını yeniden gündeme taşıdı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜRDER Başkanı Prof. Dr. Uğur Özgöker KARTELLERİN YAŞ SEBZE-MEYVE FİYATLARINA FAHİŞ ZAM YAPMALARINA KARŞI “REKABET KURULU”NU SORUŞTURMA AÇMAYA DAVET ETTİ.</title>
		<link>https://www.turder.org/turder-baskani-prof-dr-ugur-ozgoker-kartellerin-yas-sebze-meyve-fiyatlarina-fahis-zam-yapmalarina-karsi-rekabet-kurulunu-sorusturma-acmaya-davet-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 15:52:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.turder.org/?p=12780</guid>

					<description><![CDATA[&#160; &#160; Prof. Dr. Uğur Özgöker, tarım ve gıda piyasasında yaşanan fahiş fiyat artışlarının serbest piyasa dinamikleriyle açıklanamayacağını, ortada açık bir soygun ve kartelleşme düzeni bulunduğunu ifade etti. Tüketici ve Rekabetin Korunması Derneği Genel Başkanı olarak Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Adalet Bakanı Akın Gürlek koordinasyonunda yürütülen çoklu bakanlık operasyonunu desteklediğini belirten Özgöker; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="youtube-embed" data-video_id="5oFnO5Nf1-o"><iframe title="Sebze-meyvede fahiş fiyat deşifre oldu | Kurtlar Vadisi &quot;ölümü&quot; nasıl bildi? - Ne Oluyor? 15.09.2026" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/5oFnO5Nf1-o?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p data-path-to-node="2">Prof. Dr. Uğur Özgöker, tarım ve gıda piyasasında yaşanan fahiş fiyat artışlarının serbest piyasa dinamikleriyle açıklanamayacağını, ortada açık bir soygun ve kartelleşme düzeni bulunduğunu ifade etti. Tüketici ve Rekabetin Korunması Derneği Genel Başkanı olarak Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Adalet Bakanı Akın Gürlek koordinasyonunda yürütülen çoklu bakanlık operasyonunu desteklediğini belirten Özgöker; 1982 Anayasası’nın devlete piyasalarda tekelleşme ve kartelleşmeyi önleme ile tüketiciyi koruma görevi verdiğini, ancak geçmişte bu anayasal ilkelerin uygulama kanunlarının lobi baskılarıyla uzun yıllar engellendiğini kaydetti.</p>
<p data-path-to-node="3">4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 6. maddelerine dikkat çeken Prof. Dr. Uğur Özgöker, firmaların fiyatları paralel şekilde artırmasının ve hâkim durumun kötüye kullanılmasının kanunen yasak olduğunu hatırlattı. Türkiye’deki mevcut idari para cezalarının yetersiz kaldığını vurgulayan Özgöker; kanunun cironun yüzde 10’una kadar ceza kesme yetkisi tanımasına rağmen Rekabet Kurumu’nun geçmiş uygulamalarda çoğunlukla yüzde 1 civarında kaldığını, cezayı ürün fiyatına yansıtarak çıkaran fırsatçılara karşı ceza oranının yüzde 50’ye yükseltilmesi ve ABD’deki gibi doğrudan hapis cezası getirilmesi gerektiğini savundu. ABD’deki antitröst yasalarını örnek gösteren Özgöker; piyasayı domine eden ITT, Pan American ve Microsoft gibi dev tekellerin rekabet oluşturulması amacıyla bölündüğünü, Türkiye’de de 800-900 milyon liralık hacme ulaşan ana gıda tedarikçilerinin parçalanarak rekabete zorlanmasının şart olduğunu söyledi.</p>
<p data-path-to-node="4">Fahiş fiyat uygulamalarına hapis cezası getirilmesi girişimlerinin geçmişte de engellendiğini hatırlatan Prof. Dr. Uğur Özgöker, Bülent Ecevit hükümeti döneminde benzer bir yasal düzenleme yapılmak istenirken iş dünyası kuruluşlarının &#8220;ekonomik suça ekonomik ceza verilmeli&#8221; ilanlarıyla süreci tıkadığını ve hükümetin düşürüldüğünü dile getirdi. Bir marketin yerel üreticiden ucuz ürün almasını engelleyip yalnızca belirli tedarikçinin pahalı ürünlerini satmaya zorlanmasının açık bir rekabet ihlali olduğunu belirten Özgöker, pazar hâkimiyetini kötüye kullanan bu zincirin kırılarak üretici ile tüketicinin doğrudan buluşturulması gerektiğini kaydetti.</p>
<p data-path-to-node="5">Programın ikinci bölümünde Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümü ve Kurtlar Vadisi dizisindeki yansımalarını değerlendiren Prof. Dr. Uğur Özgöker, dünyada istihbarat ve derin devlet temalı yapımların operasyonlar gerçekleştikten sonra çekildiğini, ancak bu dizide Kozinoğlu’nun ölümünden yalnızca iki gün önce benzer bir sahnenin yayınlanmasının tesadüf olamayacağını vurguladı. Olayın kronolojisi ve isim benzerliği göz önüne alındığında bu tablonun gerçekleşme ihtimalinin 10 milyonda bir bile olamayacağını belirten Özgöker, senaryonun önceden bilinçli bir sufle ve istihbarat akışıyla kurgulandığını ifade etti.</p>
<p data-path-to-node="6">Raci Şaşmaz’ın savcılık ifadesindeki ifadelere de değinen Prof. Dr. Uğur Özgöker, senaristin bir yandan hiçbir suç odağıyla temasının olmadığını söylerken diğer yandan &#8220;istihbarat içi çatışmaları anlatmak için bu karakteri kurguladık&#8221; demesinin açık bir tezat oluşturduğunu belirtti. Senaristlerin devletin kapalı kutusu sayılan istihbarat dengelerini dışarıdan bilmesinin mümkün olmadığını aktaran Özgöker; tıpkı 1987 ve 1995 yıllarında devleti içeriden zayıflatmak için sızdırılan 1. ve 2. MİT Raporları sürecinde olduğu gibi, kamu kurumlarına yerleşen paralel yapının senaryo ekibine bilgi aktararak onları birer enstrüman gibi kullandığını kaydetti.</p>
<p data-path-to-node="7">15 Temmuz darbe girişimine uzanan süreçte FETÖ’nün emniyet, ordu, adliye ve üniversitelere bir ur gibi metastaz yaptığını dile getiren Prof. Dr. Uğur Özgöker, yürütülen sürecin klasik bir psikolojik harp ve kamu diplomasisi operasyonu olduğunu belirtti. Geçmişte bürokraside görev yaptığı dönemden örnek veren Özgöker; Fener Rum Patrikhanesi aracına emniyet tarafından Lozan Antlaşması’na aykırı biçimde &#8220;Ekümenik Patrik Bartholomeos&#8221; anlamına gelen &#8220;EPB&#8221; resmi plakasının tahsis edilmiş olmasını anımsatarak, devlet kadrolarına sızan örgütün subliminal mesajlar ve simgeler üzerinden devleti aciz gösterme taktiğini sistematik biçimde uyguladığını sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<media:content url="https://www.youtube.com/embed/5oFnO5Nf1-o" medium="video" width="1280" height="720">
			<media:player url="https://www.youtube.com/embed/5oFnO5Nf1-o" />
			<media:title type="plain">Sebze-meyvede fahiş fiyat deşifre oldu | Kurtlar Vadisi &quot;ölümü&quot; nasıl bildi? - Ne Oluyor? 15.09.2026</media:title>
			<media:description type="html"><![CDATA[HABER | Son Dakika Haber ve Güncel Haberleri İlk Bilen Siz Olun...CNN TÜRK YOUTUBE KANALINA ABONE OL ➤ https://bit.ly/2LzuZ1HCNN TÜRK Canlı Yayın İçin Tıkla ...]]></media:description>
			<media:thumbnail url="https://www.turder.org/wp-content/uploads/2026/09/WhatsApp-Image-2026-09-15-at-22.51.58.jpeg" />
			<media:rating scheme="urn:simple">nonadult</media:rating>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
